5/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 22:42
Normalde yeni çıkan her Osman Balcıgil kitabını keyifle okurum ama bu kitap beni içine çekmedi. Nahit Hanım gibi, Afife Gibi, Suat Derviş gibi hissettirmedi. Sadece Cumhuriyetin ilk yıllardında arka planda yapılan çalışmaların etkisini anlatmakla kaldı. Roman hissini yaşayamadım. Ana karakterlerin aşk hayatının içine daldığı kitapları her zaman daha çok sevdim. Ayrıca çok fazla yazım hatası var. Mesela son sayfalarda Zeki Beyin cenazesine giden Saffet ve Şükrü Beyleri anlatırken Saffet ve Zeki bey diyor. Zeki beyin ölüm haberini vermeye Zeki beyin gittiği yazılmış. Editör kitabı basmadan incelemenin sonlarını kaçırmış. Üzgünüm tavsiye edeceğim kitaplar arasına giremedi.
Devrimciler ve Süs BebekleriOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 202623 okunma
12 Eylül anıları...
8/10
·176 syf.··
2026 50. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 21:40
Anne Kafamda Bit Var 12 Eylül 1980 darbesinin ardından yazarın Almanya'daki bir konuşması nedeniyle tutuklanmasını ve askeri cezaevinde geçirdiği zorlu günleri konu alan çok çarpıcı bir kitap. Yapmacıklıktan uzak, bir yakın tarih belgesi niteliğinde. Kitapta sadece siyasi tutukluluk süreci değil, Şerif Gören ve Yılmaz Güney cezaevindeyken gizli saklı çekilen efsanevi Yol filminin serüvenine de yer verilmiş. Müjdat Gezen' den Halit Kıvanç'a bir çok tanıdık ismin de geçtiği bir anı kitabı. Sıkmayan, akıcı, üstelik herşeyi Tarık Akan'ın kendi kaleminden okumak ayrı keyif verici. Sorgulanmalar, aşağılanmalar, soğuk hücreler, bitli fareli koğuşlar,devrimciler, sağcılar, solcular, idamlıklar... Uzun zaman sonra aklanıp serbest kalan Tarık Akan Okunmaya değer muhteşem bir kitap. Kesinlikle tavsiyedir. Keyifli okumalar...
Anne Kafamda Bit VarTarık Akan · Can Yayınları · 20247,1bin okunma
Reklam
Türk Edebiyatında Az Okunan Ancak Okunması Gereken Kitap
Puan vermedi·752 syf.··
2026 8. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 22:42
Sayfa sayısı gözünuzu korkutabilir bu kitapta. Ben Tutunamayanlar gibi yaptım uzun vadeye yayip okudum. Sanki bir film seti gibi. Beş sezonluk dizi olur bu kitaptan. kim ne derse desin ben Türk edebiyatı hayranıyım. Dünyanın en büyük dev eserini getirseniz de bizim dilimiz kadar zengin olamiyor. Neyse kitaba dönelim Kenan kitabevine ugramayan fıldir fildir İstanbul Kazan kendi kepçe Kenan. Bir içki sofrasında Günsel ile karşılaşır. Kendinden kaç yaş küçük bu genç kzia aşık olur. Bence olduğunu sanır. Onu karisi Nerimana benzetti çünkü ilk gördüğünde. Karısını da çok uzdu devrimci olacağım devrimciler ile takilacagim diye. Her neyse Menderes dönemi arka fonda. Ben kitabı bir film izler gibi okudum, çok anlatmayayim okuyun
Bir Gün Tek BaşınaVedat Türkali · Ayrıntı Yayınları · 20256,5bin okunma
Puan vermedi·
Alatlı, Günay Rodoplu üzerinden bazı konuların üzerinde hususen durmaktadır. Rodoplu, müslümanlığın sınıfsal bir niteliğe büründüğünü düşünmektedir. Ayrıca Rodoplu, taciz meselesine “Dikkat edersen, kadınlar bakılmayı değil, ‘o’ erkeklerin bakmasını istemezler. Oysa, aynı kadını kendisine layık gördüğü adamların arasına koy, bayılır. Çimdiği bile iltifat sayar! Öyle değil mi?” sözleriyle farklı bir bakış açısı sunarak eleştiri getirmektedir. Rodoplu, Aleviliğe övgüler yağdırılmasının ve güzelliklerinin insanların gözüne sokmakla yapılmak istenenin bir nevi alevi güzellemesi olduğu ve İslam karşısında alternatif olarak yeni ve ılımlı bir din olarak gösterilmek istendiğinin de izlenimini vermektedir. Karakter, mezar başında dua okuyan hocaları televizyon sunucularına benzeterek İslam adetlerinin basitleştirilip yapılırken neden yapıldığına dair bir fikir olmaksızın yapılmasını ve olağan ritüeller haline gelmesine de eleştiri getirmektedir. Edebiyat camiasını da süzen Rodoplu, profesörün önünde kitap imzalatmak için dizilen okurların imzalattıkları kitapları okumayacaklarını belirterek aslında bu tür işlerin reklama dönüşmesi ve kaliteli okurluğun da zayıfladığına işaret etmektedir. Erkek-kadın ilişkilerinde “Canın bildiğinin kaderini paylaşamamak nasıl bir şey, düşün bir! Erkeğinin korktuğunu bilmek ve yanında olamamak… ölümden değil, bağırsaklarının boşalmasından, dilinin dışarıda kalmasından, aşağılanmaktan korktuğunu bilmek ve yanında olamamak! Çok soylu hanımlarmış devrimciler. Romanoff’a iyi davranmışlar” sözleriyle de aslında erkek ve kadına biçilen rollerin ve duygusal farklılıkların farklı bir bakış açısını sunmaktadır. Metinden anlaşıldığı kadarıyla sanatın toplum için olduğu ve bu şekilde yapılması gerektiğini düşünen Rodoplu, sanatın ibadet
Viva La Muerte! Yaşasın Ölüm!Alev Alatlı · Kapı Yayınları · 2024411 okunma
Puan vermedi·104 syf.·
2026 393. kitabı
İnsanların sözlerindeki zehrin, gülümsemelerinin ardındaki keskin bıçağın farkındayım artık Lu Hsun (Lu Xun) 1911 Devrimi sırasında devrimciler köyü ele geçirdiğinde, Ah Q durumu kavrayıp onlardanmış gibi davranmaya çalışır. Ancak bir hırsızlık olayının günah keçisi ilan edilir ve devrimciler tarafından göstermelik bir yargılama ile idam edilir. Köy halkı ise onun bu sonunu sadece ibretlik bir gösteri ve eğlence aracı olarak izler.  (Ah Q): Çin'in küçük bir köyünde yaşayan, cahil, ezik ve köylü bir adamdır. Toplumda sürekli aşağılanan, dayak yiyen ve hor görülen biri olmasına rağmen; her yenilgiyi kendi kafasında bir "zafere" veya ahlaki üstünlüğe dönüştüren çarpık bir savunma mekanizmasına sahipti Ah Q'nun Gerçek Hikâyesi – Bir Delinin Günlüğü otoriteye boyun eğmeyi, kendinden güçsüzü ezmeyi ve uydurma hayallerle yaşamayı hicveden, evrensel bir insanlık durumunu sembolize eden sembolik bir "gerçeklik" hikayesidir. Modern Çin edebiyatının kurucularından Lu Xun, “sıradan Çinli” Ah Q üzerinden hem klasik Konfüçyüsçü Çin’e hem de 1911 Devrimi’ne hiciv dolu bir bakış atar. Çin toplumunun geleneklerini eleştirir Lu Xun, bu kurgusal karakter üzerinden, değişen siyasi düzenlere (feodalizmden devrime) uyum sağlamaya çalışan ama aslında zihniyeti hiç değişmeyen, başkalarının gazına gelen ve kendi gerçekleriyle yüzleşmekten korkan toplum yapısını eleştirir. Ah Q karakterinin tipik özelliklerini ve zihniyetini özetleyen tanıtım videosu, buyurun youtu.be/ls2Vd1F5qzc?si=...
Roman Edebiyat Dünya Klasikleri
Ah Q'nun Gerçek Hikâyesi – Bir Delinin GünlüğüLu Hsun (Lu Xun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025191 okunma
Abi Niye Yarım Bıraktın Ya
7/10
·336 syf.··
2026 16. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 23:07
Selamlar bugün size Demir Ökçe anlatacağım. Hitabet yeteneği ile birçok kişiyi etkilemeyi başaran devrimci Ernest Everhard, bir gün üniversitede hoca olan John Cunningham'ın evinde konuşma yaptığı sırada kitabı bakış açısı ile okuduğumuz Avis Everhard ile ilk kez karşılaşıyor. Bu açık sözlü ve iğneleyici konuşmaları ile herkesi büyüleyen devrimci gençten etkilenen Avis, Ernest'in anlattıklarının gerçek olduğunu öğreniyor. İşçi sınıfının üzerindeki baskıyı, eziyeti bu yaşına kadar fark edememiş olan Avis bu gerçekleri acı şekilde öğreniyor. Ernest, bu eziyetin işçi sınıfı ile sınırlı kalmayacağını, öncelikle orta sınıfı, ardından da oligarklar harici herkesi Demir Ökçe'nin ezeceğini söylüyor ve kehanet de gerçekleşiyor. Ülke büyük bir iç savaşa sürüklenirken fakirler daha da fakirleşiyor. Bu iç savaş yıllarında devrimcilerin kendi aralarında örgütlenmelerini, Demir Ökçe'nin içine gizlenmiş ajanları sayesinde yaptıkları isyan ve devrim hazırlıklarını, aynı zamanda oligarkların da devrimciler arasına yerleştirdiği ajanları ile nasıl bunu engellemeye çalıştığını, bu çekişmeler sonucu ortalığın kan gölüne döndüğünü okuyoruz. Kitap ansızın bitiyor, Avis Everhard yazısını bitiremeden Demir Ökçe tarafından ezilmiş olabilir. Elimize ulaşanla yetinmek durumunda kalıyoruz. Güzel bir kitaptı, puanım 7.
Edebiyat
Demir ÖkçeJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202519,4bin okunma
Reklam
Reklam