Sonuçta, travma yerime geri dönmem sağlıklıydı. Bunu, geçmişi silmem için değil, ama en azından üzerine başka bir hikâyeyi yeniden yazmam için sunulmuş bir olanak olarak yaşıyordum.
İçimden hafif bir ses yükseldi. Belli belirsiz bir fısıltı bu sınavla karşı karşıya gelmem gerektiğini bana söylüyordu. Metal dikdörtgen kuşkusuz tesadüfen düşmüştü, ama tesadüf, diyordu Einstein, tebdil-i kıyafet gezen Tanrı'dır... Bana bir gelişme şansı vermek için yaşamın bu sınavı önüme getirdiğini ve eğer bana sunulan fırsatı kaçırırsam, sonsuza dek korkularımın içinde yapışıp kalacağımı hissettim...
Kendine güven, kişinin içinde yer etmiş, kişisel bir özelliktir. Kişinin kendi değerine, kendi kapasitelerine bir tür sarsılmaz inanca denk düşer ve dolayısıyla, dış eleştirilerle bozulamaz. Tersine, yersiz ya da yapmacık bir kendine güven düşman bir çevrede direnç gösteremez.
Bize sunulan büyüme fırsatını kaçırırız. Bu durumda sert darbeler ve yenilgiler birbirini izler. Üzerimize çullanan şey kader değildir, mesajını yenilemeye çalışan hayattır.
"Ömrün boyunca genç kalmak istiyorsan, gelişim göstermeye, öğrenmeye, keşfetmeye devam et ve kendini ruhunu körelten alışkanlıkların içine ya da zaten yapmayı bildiğin şeylerin uyuşturan rahatlığına kapatma!"