Gençler!... Unutmayınız ki insan, hayatta en büyük bedeli muhabbet sebebiyle öder.
İmkânlarınızı heder etmek istemiyorsanız irâdenizi yönlendiren, muhabbet ve husûmetinizi doğru bir hedefe tevcih sûreti ile güzel kullanmaya bakın!
İlâhî ölçüleri lâyıkıyla öğrenin ve hem aklınızı ve hem de irâdenizi onun haddesinden geçirin!..
Sonra akıl ve irâdeyi o ölçüler dâhilinde kullanmayı öğrenin!...
bir insanın gözünün gördüğü, kulağının duyduğu ilh... her keyfiyetin onun şuur altında muazzam bir intibâlar hamûlesi teşkil ettiği anlaşılır. Bu demektir ki, güzel sese kulak vermek, güzel şeye bakmak, hal ehli ile düşüp kalkmak müsbet tesirler alışverişi ve binnetîce irâdeyi yönlendirmede bir num aralı tesir vasıtasıdır. Bu demektir ki insanda irâde gibi fıtrî olan muhabbeti -İlâhî ölçüler muvâcehesinde- lâyık olana, aksine husûmeti de müstehak olana tevcih, bu tevcihteki şiddet derecesinde hayat ve faaliyetleri yüceltip ulvileştirirken; bunun aksine hareket de yani muhabbeti nâ-lâyıkma husûmeti ise gayrı müstehakkına tevcih, bu tevcihteki şiddet derecesinde hayâtı süflileştirir. O halde husûmet ve muhabbeti tevcih hususunda irâdeyi dirâyetle kullanmak da temel bir esastır.
Vaktiyle ecdâdımızın akıl hastalarını muhterem kabul edip av etiyle besledikleri ve mûsikî ile tedâvî yoluna gittikleri hatırlanırsa rûhî hastalıkların aşırı hissî ve fikrî duyarlılıktan doğduğu ve âhenkli ses demek olan mûsikînin sinir sistemi üzerinde yatıştırıcı bir rol oynadığı anlaşılır.