...“hâl”in sirâyet kanalı muhabbettir. Nasıl bir elektrik enerjisi sadece kablolar vasıtası ile bir yerden bir yere nakledilebiliyorsa aynen onun gibi hâl sirayeti de muhabbetle kâimdir.
Muhabbet ne kadar şiddetliyse akım, yani cereyan da o kadar fazla ve sür’atli demektir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
...çâreler aramaktan geri durmamalıdır, bugünkü ve hergünkü en müessir çâre, bir mübarek el ve eteği yakalamaktır. Zira yolları binbir harâmînin çoktan kesmiş bulunduğu şu devirde, rehbersiz hareket mutlaka hüsranı mûcib olacaktır!.”
Çocuk yaştan itibaren gözün gördüğü her şeyin ruh, karakter ve hatta irâde üzerinde belli bir tesiri vardır, insan şahsiyeti bu tesirlerin muhassalasıdır ki, bunların çoğu gayrı meş’ urdur (idrâk edilmemiş, şuuruna erilmemiştir).
Psikologların şuur altı dedikleri bu tesirler dünyasında, görülen manzaraların, duyulan seslerin m üstesna bir ağırlığı vardır.
Meselâ bir kimse ilim ve felsefeye alabildiğine dalsa, gece-gündüz kafası bu gibi meselelerle meşgul olsa âile gibi, arkadaşlık gibi veya cemiyette îfâsına memur olduğu içtimâî vazifeler gibi hususlarda âciz ve beceriksiz kalır. Bu acz ve beceriksizlik onun intibaksız, yani asosyal bir kimse olmasını intaç eder. Bunu psikiyatristler (ruh hastalıklarıyla uğraşanlar) bir hastalık sayarlar. Bu sebepledir ki, hayal, his ile irâde ve realitelerin İcâbını kullanmak lıususunda bir denge lâzımdır.