"...Benim yaşamım çok kötüydü. Onlarınkiyse öyle değildi. Onlar bir şey için çalışıyorlardı. Ben de bir şey için çalışmak istiyorum. Ölü gibi hissediyorum kendimi. Yeniden yaşadığımı hissedebileceğimi sanıyorum."
Tanrı mucize diliyle der ki:" Ey ahmak! Demek seni unuttuğumu sanıyorsun? Ne olurdu da bana yalavaraydın; senin için olmazları olduraydım!... İşte haketmediğin halde , senin bana karşı nasıl nankörlük ettiğini göstermek için , olmaz zannettiğin şeyleri olduruyorum! Eğer yine de şükretmezsen.. gerçek nankörlerden olursun!.."
Hayatında ilk defa; başı önde, elleri arkasında yürüyordu. Ruhunun derinliklerinde bir yenilik, bir değişme, bir ihtilal meydana gelmişti. Bunun manasını bilmediğinden; müthiş bir ıstırap çekiyordu.