''Yeniye, doğduğu şeyden ayrı olana, çocuk arketipine karşılık gelen yaratıcılık, potansiyel olarak hepimizin içinde bulunsa da yaratıcı eyleme dönüşmesi engellenir. Halbuki yaratıcı enerjinin istediği şey, kendisini gerçekleştirmek, yani eyleme dönüşmektir. Fizikteki enerji gibi yaratıcı enerji de asla yok olmayan, bastırıldığı zaman gücü bize karşı yıkıcı şekilde çalışan bir enerjidir.''
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
''...Amaç gerçekten de çocukların öğrenmesi olsaydı, bu açıdan
başarılı olamadığı defalarca açık şekilde kanıtlanmış okul sistemi,
dünyanın her tarafında bu kadar yaygın şekilde uygulanıyor
olmazdı.'' :)))
''...Çocuğun bir şey sormadan, hatta düşünmeden önce izin isteyerek kendisini bedenen ve ruhen frenlemeye alışması, bunun farkında olmasalar da otoritenin onayını almadan bir şey düşünemeyen ve hareket edemeyen nesiller yetiştirmek üzere okulun aileyle işbirliği yapması demek. Aile, çocuğu halihazırdaki dünyaya adapte olacağı şekilde sosyalleştirme amacını güder, çocuk ve toplum arasında köprü görevini görür. Ne var ki ailenin de çoktan içselleştirdiği ve aslında kendisinin de mağduru olduğu hâkim sistem, kendi varlığını mümkün en az değişiklikle devam ettirmek için sinsice planlanmış istismarlar bütününden başka bir şey değildir. Okul, yerleşik düzenin kendi varlığını bireyin varlığı yerine ikame ettirme sürecini çocuğa ailesinin rızasıyla işleyen sayısız fiziksel, zihinsel ve psikolojik istismar biçiminden sadece biri. Bu süreç sonunda her birimiz, dev
bir çarkın uzantısına dönüşüyor, bu dev çarkla birlikte hareket
ediyor, çarktan ayrı, yani gerçek bir varoluşumuz olmadığının
ayırdına bile varamıyoruz...''
Thom Hartmann