''Travma geçirmiş biri, artık aynı insan değildir; çünkü travmaya neden olmuş şey artık çoktan ortadan kalkmışsa bile, kişi ona travma yaşatmış durumu yeniden yaşamaktan o kadar korkar ki ona o durumu şimdi başka bir düzlemde hatırlatan her şeye karşı çok kişinin "abartılı" diyeceği, "fazla" bulacağı bir tepki verir. Çocuğun, benliğinin onaylanmasına derinden ihtiyaç duyduğu dönemde biz ona bu onaylanmayı yaşatamazsak, bu, çocuk için benlik travması olur, ve çocuk o travmanın derinliği nispetinde başkalarıyla ilişkilerinde de benlik yaralanması yaşamaya açık hale gelir.''
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
''Çocuğa ne kadar duygusal ve zihinsel özerklik kazandırabilirsek
-nitekim ideal, yani gerçek anne-babalığın özeti budur- çocuğun
kendisine yapılan hareketi değerlendirme, kendisini koruyabilme,
kendisine yapılmasını istemediği şeye karşı çıkma, daha sonra bu
şeyin tekrarlanmasını önleyebilme, onu başkalarına ifade edebilme ve kendi iyiliğini garantiye alabileceği şekilde ona karşı savaşabilme becerileri o kadar gelişmiş olacaktır. Yine de herkesin çocuğu ezdiği bir dünyada, istismar edilen çocuğun istismarı fark etmesi ve istismarla açıktan savaşabilecek bir duruş sergileyebilmesi hayli zordur. Fakat bir şey var. Başka bir şey. O da şu: Çocuğun ruh dünyasını etkileyen şey her ne olursa olsun, sonuçları çocuğun davranışlarına muhakkak, muhakkak yansır, ve siz çocuğunu tanıyan bir anne-babaysanız, çocukta bir değişiklik olduğunu hemen anlarsınız. Nitekim anne-babanın en büyük suçu, çocuğunu tanımamak, hislerini anlayamamaktır.''
''Boş yere "Çocuklar zayıf, masum, korunmasız yaratıklar.
Çocukları incitmeyin!" gibi söylemlerde bulunmayın, bu
söylemlerde pankartlar açmayın. Bunun yerine, çocuğunuzu zayıf
değil, eleştirel düşünebilen, iradesi güçlü, özgür iradesiyle karar
alabilen ve uygulayabilen, karşı çıkabilen, kendisini ifade edebilen, düşünce ve hisleriyle bağ kurabilen, kendisiyle, anne-babasıyla, dünyayla gerçek anlamda iletişim kurabilen bağımsız bir birey haline getirmeye çalışın.''
''Bir başkasının çocuğunuzu herhangi bir şekilde istismar etmesini önlemenin bir tek yolu var. Bu yol çocuğa korumacı yaklaşmak, onu evden çıkarmamak, çocuğun kiminle nerede ne zaman ne yaptığını "anne-babalık işte" gibi şefkat kisveleriyle kontrol etmek değil. Bir başkasının çocuğunuzu herhangi bir şekilde istismar etmesini önlemenin tek yolu, çocuğun eleştirel, sorgulayıcı, aktif düşünen zihinsel mekanizmasını en başından örselememektir. Bizim ona davranışlarımızı sorgulamamasını, alıp olduğu gibi kabul etmesini, sadece ona gösterilene uyum sağlamasını, bizim her zaman haklı olduğumuzu öğrettiğimiz
çocuk, bir başkasının kendisine yaklaşımının yanlış olduğunu nasıl düşünebilir, nasıl sorgulayabilir?''