...başı sonu olmayan bir şehirde milyonlarca insanla birlikte sürüklenip duruyordu. Başını kaldırıp bulutların arasından görünen tek tük yıldıza baktı. Sonra kendine bir yıldız seçip orada yaşıyor olduğunu düşledi, kendisinden başka birinin yaşamadığı bir yıldız. Tek başına, yalnız, kendisine hiçliğini sürekli hatırlatacak varlıkların olmadığı...
Bilinmeyen korkutur, korkulan şeyin ne olduğunu bilememek dehşet verir. Bu nedenle insan, bilinen bir tehlikeden korkmayı, ne olduğunu bilmediği bir şeyden korkma yeğler ve ne yapar yapar, korktuğu şeyin adını koyar.
İnsanın, geçmişinden ve geleceğinden koptuğu, tek bir yanlışının bile sonunu getirebilecek tehlikelerle dolu bu muhteşem evrende yaşadığı her an bir sonraki adımının rehberi olacaktı.