Selam herkes!
Geçen gün bir mesaj aldım. Niye Merhaba Herkes ile başlıyorum diye. Hiç düşünmediğim ve hiçbir anlam yüklemediğim bu kalıp bir anda bana ulvi bir şey gözüktü ahahaah. Bilmiyorum gerçekten. Merhaba, Farsça kökenli olup benden zarar gelmez anlamına gelir aslında. Ben de Merhaba diye başlamayı cidden severim. Artık biraz değişiklik yapalım madem. Halkımız bunu istiyorsa!
Bugün yazmaktan kaçtığım bu incelemeden daha da kaçmak için çıktım yürüdüm, sigara üstüne sigara içtim ve kek yaptım. Evet, kek ahahah. Ama telefonda konuşuyordum o esnada ve süt koymayı unutmuşum. Kurabiye gibi oldu, süper oldu ve artık kekleri sütsüz yapacağım.
Niye kaçtın yazmaktan derseniz de açıkçası hem ne yazacağımı bilemediğim hem de haddim olmadığını düşündüğüm içim. Kitabın son 40 sayfası kaynakça. Müthiş bir çalışma. Müthiş çıkarımlar ve müthiş ifadeler var (bu yazıda bolca müthiş kelimesi geçecek). Sosyal bilimcilere de harika yollar göstermiş. Haliyle biraz çekindim ama ben zaten kitap incelemelerini sohbet gibi konuşma tarzında yazdığım için biraz cesaret gelmedi değil.
Ben daha evvel Şerif Mardin’in Jön Türler’ini okumaya başlamıştım fakat yarıda bıraktım. Neden bilmiyorum okuyamamıştım. 2 gün evvel de bu kitabı dur bi bakayım diye gecenin köründe elime alıp ertesi sabah bitirmiştim bile. Kitabın ilk baskısı 2011 olduğu için biraz üzüldüm. Yakın zaman siyasi ve cemaat liderlerinin öykülerine de yer verdiği için 1 sene evvel çıksa neler derdi diye düşünmeden edemiyorum ama tahmin de ediyorum ahahaha.
Kitaba gelirsek dediğim gibi 40 sayfa kaynakça olduğu için her açıdan konuyu objektif şekilde anlatmış. Osmanlı döneminden bugüne kadar İslam ve Sekülarizm kavramlarını işliyor. Hatta Türk-Osmanlı ayrımı da çok iyi yapmış. Bizim için kutsala dönmüş çoğu şeyin geldiği dönemi ve