diana

diana
@dianaveafitab
6 Ağustos
337 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2020 65. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2020 23:01
Selam herkes! Geçen gün bir mesaj aldım. Niye Merhaba Herkes ile başlıyorum diye. Hiç düşünmediğim ve hiçbir anlam yüklemediğim bu kalıp bir anda bana ulvi bir şey gözüktü ahahaah. Bilmiyorum gerçekten. Merhaba, Farsça kökenli olup benden zarar gelmez anlamına gelir aslında. Ben de Merhaba diye başlamayı cidden severim. Artık biraz değişiklik yapalım madem. Halkımız bunu istiyorsa! Bugün yazmaktan kaçtığım bu incelemeden daha da kaçmak için çıktım yürüdüm, sigara üstüne sigara içtim ve kek yaptım. Evet, kek ahahah. Ama telefonda konuşuyordum o esnada ve süt koymayı unutmuşum. Kurabiye gibi oldu, süper oldu ve artık kekleri sütsüz yapacağım. Niye kaçtın yazmaktan derseniz de açıkçası hem ne yazacağımı bilemediğim hem de haddim olmadığını düşündüğüm içim. Kitabın son 40 sayfası kaynakça. Müthiş bir çalışma. Müthiş çıkarımlar ve müthiş ifadeler var (bu yazıda bolca müthiş kelimesi geçecek). Sosyal bilimcilere de harika yollar göstermiş. Haliyle biraz çekindim ama ben zaten kitap incelemelerini sohbet gibi konuşma tarzında yazdığım için biraz cesaret gelmedi değil. Ben daha evvel Şerif Mardin’in Jön Türler’ini okumaya başlamıştım fakat yarıda bıraktım. Neden bilmiyorum okuyamamıştım. 2 gün evvel de bu kitabı dur bi bakayım diye gecenin köründe elime alıp ertesi sabah bitirmiştim bile. Kitabın ilk baskısı 2011 olduğu için biraz üzüldüm. Yakın zaman siyasi ve cemaat liderlerinin öykülerine de yer verdiği için 1 sene evvel çıksa neler derdi diye düşünmeden edemiyorum ama tahmin de ediyorum ahahaha. Kitaba gelirsek dediğim gibi 40 sayfa kaynakça olduğu için her açıdan konuyu objektif şekilde anlatmış. Osmanlı döneminden bugüne kadar İslam ve Sekülarizm kavramlarını işliyor. Hatta Türk-Osmanlı ayrımı da çok iyi yapmış. Bizim için kutsala dönmüş çoğu şeyin geldiği dönemi ve
Edebiyat
Türkiye, İslam ve SekülarizmŞerif Mardin · İletişim Yayınları · 2015114 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gündeme bomba gibi düşen yazar incelemem ile 1K'da sizlerleyim.
Puan vermedi·408 syf.··
Beğendi
·
2020 62. kitabı
Merhaba herkes! Nasılsınız, nasıl gidiyor? Edebi camianın hayli karışık olduğu bir dönemde Hasan Ali Toptaş incelemesi ile geldim. Evet, Hahaha. Gerçekten ters biriyim… 2 gündür ciddi taciz ithamlarıyla anılan yazar bugün yaptığı açıklamada özrü kabahatinden büyük atasözünü gerçekten canlı kanlı gösterdi bize. Şaşırdın mı derseniz gerçekten hayır. Sonuçta hepimiz insanız ve yapabileceğimiz hiçbir şeyin sınırı yok. Haliye çok şaşırdım hiç beklemezdim gibi şok ifadeler beni daha çok şaşırtıyor. Hasan Ali’yi ne kadar tanıyabiliriz ki ona kefil olalım? Ben bugün kendime bile olmam, insan değişiyor. FARE YİYOR İNSANLAR DOGFEST DÜZENLİYOR. YARASA YİYOR YARASA. Haliyle de gerçekten beni artık hiçbir şey şaşırtmıyor ve yapmaz ya filan diyemiyorum. Maalesef… İncelemeye de gelirsek eğer, ben Hasan Ali kitaplarıyla yeni tanıştım. 3 romanını okudum şimdiye kadar ve sanıyorum sondan başa doğru bir okuma yapmışım. Neyse ki edebiyatçı ya da edebi eser eleştirmeni değilim. Thanx god. Okuduğum 3 romanda da aslında benzer mekan ve olayı geçtiği ortam seçilmiş; köy hayatı ve Denizli (ki yazarın doğduğu büyüdüğü yer olması sebebiyle bildiği bir yeri seçmiş ve risk almamış diye düşünmekten de kendimi alamamıştım.). Toplumsal gerçekliği göstermesi adına iyi güzel de biraz da kentli insanın kentteki ıstırabına değinseydin be ağabeycim demedim değil. Tabii belki başka kitaplarında değinmiştir bilemem. Ben dün sabah taciz olayları patlamadan röportaj kesitine denk gelmiştim. İliştireceğim bu paragrafın sonuna linki ve düşüncesi bana biraz abartı gelmişti açıkçası. Tartışmaya sonuna kadar açık elbette ama değişimi de baz almak önemli diyorum. Öykünme hali bana artık aşırı yavan geliyor. Nostaljiden de sanırım bu sebeple haz etmiyorum. Şartlar bu işte, uyum sağla, değiştiremeyeceğin şeyler
Edebiyat
HebaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 20175bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2020 53. kitabı
Merhaba herkes! Nasılsınız, nasıl gidiyor? Umarım iyisinizdir. Beni soracak olursanız da gerçekten nasılım bir fikrim yok. Ofiste kim korona olduysa oda arkadaşımdı, yetmedi evine sürekli gittiğim arkadaşım korona oldu. Tabii ben maşallah diyeyim firesiz atladım hepsini. Kan grubum 0 olabilir… hadi dedik toparlanıyor herkes yavaştan hoop en yakın arkadaşlarımdan birinin babası sebepsizce vefat etti. Ofis bu hafta uzaktan çalışmaya dönünce ben de hafiften depresyona girmiş bulundum. Anlayacağınız Türkiye Cumhuriyeti gibiyim. Karışık ve olay dolu. Ama bugün güzel de bir gün. Yaşasın Cumhuriyet. Gerçi son 1-2 senedir kutlama değil anma gibi geliyor bana bugün. Suçlu da hissediyorum ama sanki Cumhuriyet elimizden kaçıp gitmiş gibi hissediyor ve inanılmaz hüzünleniyorum. Peki bunları mı konuşacağız geç kitaba be Diana derseniz de, geçelim tabii ama inceleme yapılacak bir veri yok elimde açıkçası. Yine sohbet edeceğiz. Vee arka fonda; Redd-Kafakafka çalıyor. Cioran’ın Çürümenin Kitabını okumuştum karantinada. Bu kitapla alakalı incelememem profilde mevcut ama kafamı karıştıran beni daha dertlendiren lakin buna rağmen müthiş haz veren bir yazar kendisi. Bu sebeple ismindeki Burukluğu üzerime alarak kitabı bu sancılı süreçte okuyup biraz uzaklaşmak istedim her şeyden. Kitapta pek çok başlık ve pek çok altı çizilesi söz mevcut. Yazar her şeye bir cevap yapıştırmış. Her konuda müthiş sorgulamalar yapmış, yetmemiş bize bir daha yaptırmaya ant içmiş. Seviyorum vallahi ne diyeyim. Başımı pek fazla ağrıtmadı aslında aforizma şeklinde olduğundan ve paragraflar ortalama iki cümleden oluştuğundan. Ama uzun sürse keşke diyorum Cioran okuyunca. Ağzımıza bir parmak bal çalıyor ve bitiyor. Bizi bırakıyor ortada. İyi yapıyor da, E-5 üzerinde bırakmasa iyiydi sanki… Kitap ne almak isterseniz
Edebiyat
BuruklukEmil Michel Cioran · Metis Yayıncılık · 20243,330 okunma
Puan vermedi·108 syf.··
2020 40. kitabı
Merhaba herkes! Nasılsınız, nasıl gidiyor? Ben malumunuz sitede bir var bin yok halime geri dönüş yaptım. Karantina bitince zaman yönetimimde burası maalesef sonda kalıyor. Hayat ve öncelik gibi saçma mavralar atmayacağım, endişelenmeyin. Bugün aslında varlığını bile unuttuğum bir kitap hakkında sohbet edeceğiz. Kendisini 2018 Mayısında okumuşum. Kapağına tarih not etmesem, ne zaman aldım acaba’ya kadar gidecekti bu süreç. Neyse ki ucuz kurtulduk. Tamamen şansa, başka bir kitabı ararken aa bu ne diye aldım elime. O derece! Arka fonda ne çalıyor Diana, derseniz de; open.spotify.com/track/2zFMCayGA... Kitabın varlığını bile unutmuşum dedim ama, bir başlık altında maksimum 1.5 sayfa karalanmış olan bu öykü/deneme kitabında, pek çok yazının altına ben de bir şeyler karalamışım. Niçin hafızamdan attım bilinmez, o zaman da kitabı hayli tutkun bir şekilde bitirmişim. ‘Takribi ve vasati kıpkısa öyküler’ dediği kitapta bazı başlıklar 2 satır, bazılarıysa nispeten daha uzun olarak 1.5 sayfa dolaylarında. Oh 2 saatte biter attım listeye, bir kitap da değil bana kalırsa. Zaten kendisi de en başta diyor: “Sizden tek isteğim, hız yapmayın okurken. Göze az görünenler, hızda çabuk kaybedilirler.” Çok çok çok güzeldi. Okuyunca da anlayacaksınız ama bazen o 4 cümlenin olduğu sayfada 4 sayfalık zaman harcadığınız da oluyor. Manifesto gibi göz korkutmuyor, aforizma kadar anlaşılmaz değil. Tam kararında. Buraya fotoğraf yüklemeyi beceremedim, yoksa bu sohbeti yazdığım ortamı sizinle paylaşmak isterdim ama… dislike yiyip sosyal medya düşmanı olan cumhurbaşkanını şimdi daha iyi anlıyorum. Neyse tahayyül etmek de benden size uğraş olsun. Nerede nasıl derseniz öyle ama playlist Meczup... Kitap hakkında yazmak istediklerim sadece bunlar değildi
Edebiyat
Kibrit ÇöpleriMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20181,675 okunma
Puan vermedi·205 syf.··
2019 8. kitabı
youtu.be/TNLfIF9o1Ao Merhaba herkes! Nasılsınız, nasıl gidiyor? Beni sorarsanız pek de iyi değil. Depresyona bir adım mesafedeyim kendimi geriye doğru atmaya çalışıyorum. Eminim birçoğumuz için de durum budur. Son 4 gündür bir insan hiç mi iyi haber almaz? Almıyorum gerçekten. Hayretler içindeyim. Ben de manik depresif hallerden ve hezeyanlardan kaçmak için 8 sene evvel alıp okuduğum kitabı karıştırdım. Beni çok etkilemiş bir kitaptır kendisi. Başkahraman Diana ve bendeniz Diana, ne kadar benzeriz tartışılır ama ikimiz de kurabiyeleri aynı yiyoruz sayılırsa? Lise dönemimde kitabın 2.si çıkmıştı. Açık pembe bir kapağı vardı ve asla cezbetmemişti beni. O zamanki aklımla da 2.sinin iyi olamayacağına kanaat getirmiş ve almamıştım. Anne mektubuyla yola çıkan Diana, ikizini arıyordu. Bu gerçekten tek yumurta ikizi mi, çift yumurta ikizi mi, ruhu mu yoksa ruh eşi mi? Neyi arıyorsan O’sun demeyeceğim ama 2.kitapta nelerle karşılaşacaktım bilemiyorum. Kitap çok güzeldi, defalarca okumuştum o dönem niyeyse. Şimdi tekrar eskileri ve gamsız zamanlarımı hatırlamak iyi geldi. O zaman bugünlerde gamsız günlerimizi düşünelim ve en sevdiğimiz şarkının klibini hafızamızdan silip onu oynatalım nasıl plan? Teşekkür ederim, bence de kötü. Keyifli okumalar
Edebiyat
Kayıp GülSerdar Özkan · Timaş Yayınları · 201214,3bin okunma