Herkes bir şekilde yaşıyor gibi görünüyordu ama öyle anlar vardır ki toprağın üstündekiler, toprağın altındakilerden daha ölüdür. Onlar son nefesini verene kadar pişmanlıklar ve keşkeler ile doludurlar. Dünya üzerindeki hiçbir şey bir daha onların yüzünü güldüremez. Bu yüzden yaşarken kıymet bilmek, yaşarken anlamak ve yaşamak gerekir.
“Ah aşk…” diye iç çekti kadın. “Aşk, sen ne güzel ve ne tehlikeli bir şeysin. Uzanıp dokunulacak kadar yakın ama elimi, kalbimi yakacak kadar sıcak ve uzaksın. Yırtıp şu göğsümü kalbimi ellerimde hissetmek istiyorum. Bir kere bile olsa seni tatmaya değer aşk ama korkarım sen beni acımasızca toz duman edersin.