Bronz 3 - İmparatoriçe
5/5
Yazarın kalemi çok akıcı, kitabı okurken hiç sıkılmadım. Zaten Özge ne yazsa okurum öyleli 2. Kitaptan sonra ilaç gibi geldi "Bronz imparatoriçe" Tabi o ilaç son sayfalara yakın zehire dönüştü...
İnce ince her ayrıntısına kadar düşünülmüş ve yazılmış bir seriydi. Zaten olaylar, aksiyonlar hiç durulmadı, kitabın dinamiği de çok iyiydi. Su gibi aktı, büyük çok büyük keyifle okudum. Bu kitapta çoğu sırrın cevabını aldık, Aralık kapıların bazılarını kapattık. Cevapları almaz olaydık, kapıları kapatmaz olaydık demek istiyorum.Öğrenince şok oldum ve çok etkilendim... Kötü anlamda.
Yan karakterlerin ağzından geçmişlerini okumak iyi hissettirdi, onların hayatını da okuyup öğrendiğimiz için mutluyum. Hepsinin hayatı beni çok etkiledi, keşke hepsi mutlu olabilseydi.
Hisarın direnişini, gücünü okumayı o kadar çok seviyorum ki... İMPARATORİÇE olarak okumak çok zevkliydi.
Bronz karakterinden çok etkileniyordum, 3. Kitapta daha da çok etkilendim. Yaptığı fedakarlıkları okurken kalbim eridi... Çok üzüldüm yaşamak zorunda kaldıklarına. Her şeyin bir sebebi olduğunu biliyordum ama yine de öğrendiklerimiz çok ağırdı. Bir yerde keşke öğrenmese miydik? Dedim. Siz düşünün artık. Canım Bronz bende yerin hep ayrıydı, hep ayrı kalacak.
Ve Bronz'un bakış açısı ile okuduğumuz bölümler oldu. Hep bu şekilde devam edebilir miyiz? Çünkü ondan okuduğumuz bölümlerde kafamızda ki tüm soru işaretlerini giderdi, soruların cevaplarını kafamızda netleştirdi.
Hisar ve Bronz (imparator ve imparatoriçe ) arasında ki o savaşı, atışmalarını, kıskançlıklarını büyük keyifle okudum. Özellikle Bronz'u... Bu kadar kıskanç bir karakter olduğunu duymuştuk ama okumamıştık... Çok kıskançmış gerçekten. O kıskançlık sahneleri en zevk aldığım sahneler arasındaydı. Aşık Bronz ve Hisar