"Kış uzasa, çok uzasa, baharı hiç istemiyorum. Zira içimde filizlenen öyle noktalar var ki, ben bunların ağır ağır olgunlaşması için, hiç olmazsa tabiattan yardım bekliyor gibiyim. Hayır, istemem, bu kadar süratten korkuyorum."
"Vazgeçtim, olacak. Bunların hepsi, belki beterleri de olacak... Zehir bile sırasında ve dozunu aşırmadan kullanılınca şifà getiriyor. Biz ise, zehir mâhiyetinde olan hâdiseleri iyi kullanmayı bilmediğimiz için "neden" diyor ve faydalanacağımız yerde zehirleniyoruz."
"Muztaribim, beni tedâvî et, demedikçe, hekimin ondan ilâcını sakladığı gibi, yüze çıkmamış, derinlerimizde kalmış dertlerimiz için de merhem ve şifâ aramadıkça, müzmin ve müz'iç" illetimize derman bulamamaktayız, diyordum."
"Şu halde insan, yalnız fizyolojik buyrukların emrinde olan bir mahlûk ise, ağzındaki cevizi damın üstüne firlatarak kıran kargadan, tavukları için döğüşen horozdan, geviş getiren inekten, çirkef¹ deliğinde fåre bekleyen kediden ne farkı kalıyordu?"