şeyşey ☆

şeyşey ☆
@diaweow
genellikle bolca eleştirebileceğim kitapları okuyorum ☆彡 şifremi unutmuşum geri geldim
Puan vermedi·288 syf.··
2024 3. kitabı
Kitabı okuma nedenim kesinlikle şu sıralar biraz ağlayabileceğim bir şeyler bulmak istememden kaynaklıydı ama bu kitapla alakalı hissettiğim tek şey mide bulantısı. Öncelikle smut içeren kitapları okumaktan zaten çok fazla zevk almıyorum bu yüzden ilk okuduğum 150 sayfadan ne kadar zevk aldıysam okuduğum son 120 sayfadan da o kadar nefret ettim. Yazar resmen slow burn yazmak isterken sayfa sayısını abartıp ardından tamam şuraları keseyim oğlanın ölümünü de oldu bittiye getireyim diye uğraşmış resmen. Hele bir de Kacey'nin ilk Jonah'ın evini gezerken aa erkek kardeşi benim daha zevkime uygunmuş diyip resmen kitabın baştan sonunun spoilerının verilmesi?? Abi resmen 270 sayfa boyunca nasıl Kacey'nin aslında yanlış kardeşle olmasını okuyormuş gibi bir hisse kapılmadan edemedim kendimi. Hani ben kitabı ağlamak için okudum ya tam Jonah'ın millete veda ettiği kısımda dedim aha bırak göz yaşlarını Şeyma işte ağlıyoruz ya çocuk resmen kendi kız arkadaşını yanına çağırdı ve dönüp başka birilerini de sev benden sonra kalbini kapatma bla bla dedi tamam abicim biz de vefatından sonra dönüp Kacey kendini kapatsa üzülürüz falan da dönüp desene hayatımın en güzl zamanları seninle tanışmamdan beri bu yana geçen bu zaman seni çok sevdim keşke daha çok vaktimiz olsaydı vesaire vesaire ama yok yazara resmen ikinci kitap malzemesi çıksın diye adam sevdiği kadına başkaları bul diye veda etti. Bi de bu yüz yüze söylenmesi gereken her şeyi mektupla iletti. Neyse aşk kitapları okumayı zaten çok sevmiyorum ama bu kitap okuduğum en kötü romantik kitaptı.
Son SüratEmma Scott · Lapis Yayınları · 2023874 okunma
Reklam

şeyşey ☆

, bir kitap okudu
Puan vermedi·288 syf.··
2024 3. kitabı
Emma Scott
7.5/10 · 874 okunma
8/10
·672 syf.··
2024 2. kitabı
Normalde fantastik genresinde çok kitap okumamış bir insan olarak bu konuda nasıl bir inceleme yazmam gerektiğini bilmiyorum. Ancak kitabın ilk sayfasından itibaren beni kendisine öyle bir çekti ki kendimi, kitabı üç günde bitirmiş halde buldum. Sahneler, karakterler kafamda öyle oturdu ki bu kitaptan sonra kesinlikle fantastik kitaplara daha çok bakmam gerektiğini hissettirdi bana. Iron Flame'in umarın en yakın zamanda çevirisi gelir yoksa ingilizce bir şekilde okumak zorunda kalacağım çünkü daha bu çifti bırakma niyetim yok. Bu arada Xaden'ın aynı anda hem bir kırmızı bayrak hem de bir yeşil bayrak olduğunu düşünen tek kişi ben miyim ya? Zaten -ufacığından bir spoiler vermem gerekirse- Violet'e ihanet ettiğini biliyoruz ama sonra gelip sana yalan söylemedim sadece bazı şeyleri sakladım falan demesi,,, Umarım Iron Flame'de bu tarz bir şey olmaz. Bu arada Liam.. Yazar beni onla tanıştırdığından beri favori karakterimdi. Herkesin aksine ben güçsüz bir karakterin güçlüye dönüşmesini izlemeyi çok sevmem. Bu yüzden de güç sıralamasında Xaden'ın hemen arkasında olduğunu düşündüğüm -bu listeye Imogen, Garrick veya Bodhi'yi dahil etmeden konuşuyorum- Liam'a bu kadar hızlı veda etmek beni gecenin 4.30'unda ağlamakla yüz yüze getirdi. Kesinlikle çok beğendiğim ve ortamda fantastik kitapların sözünün geçtiği yerde gözümü kırpmadan önereceğim bir kitap haline gelen Dördüncü Kanat'ın umuyorum diğer kitapları da acilen yayımlanır.
1000Kitap
Dördüncü KanatRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20236,4bin okunma
Puan vermedi·864 syf.··
2024 1. kitabı
·
74 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2024 20:02
Değersiz bir hayatı bitireli iki hafta kadar olsa da ben söylemeliyim ki daha yeni yeni kendime geliyorum. Karakterlerin ilerleyişi, iyi olduğunu düşündüğümüz insanların kötüleşebileceği ve kitabın başından beri hele seninle alakalı kötü şey duymayayım seni paylarım olum dediğim o karakterler hakkında da garip bir şekilde hiçbir şey duymadığım sekiz yüz küsür sayfalık bu eser benim için 2024’te okuduğum en iyi eserdi ki 2024’e yeni başladığımız gerçeğini göz ardı edememe rağmen. Başta pdf’ini bulup online okumama rağmen ilk yüz sayfasına geldiğimde hemen bir kitabevine koşup hardcopy’sini almak zorunda hissettim kendimi, olur da paraya değer mi diye tereddütler içerisindeyseniz ben kesinlikle ödediğiniz her kuruşa değeceğini düşünüyorum. Çok spoiler vermeden söyleyebilirim ki yazarın dili, betimlemeleri, her karaktere ayırdığı zaman ve özen o kadar iyiydi ki JB’yle beraber o sıcak yaz günü atölyede olduğuma yemin edebilirdim. Hatta Willem’le beraber film çekimlerindeydim, Malcom’un o minyatür evleri benim camımın kenarındaydı ve Jude’un gece seanslarında kenarda onu izleyebiliyordum. Belki de beni bu yüzden bu kadar etkiledi diye düşünüyorum bazen hepsinin her olayında o odadaydım ancak ne elimi uzatıp yardım edebiliyordum ne de çıkıp birinden yardım dilenebiliyordum. Ancak şunu kesinlikle söyleyebilirim ki ben hala iki hafta geçmesine rağmen her sabah kalktığımda ve her akşam yattığımda hala Jude’u düşünüyorum. Mutluluk Yıllarım partında kitabı kapatmam gerektiğini ve son part olan Lispenard Sokak’ı asla okumam gerektiğini düşünüp duruyorum. Ama yine de böyle bir kitaba denk geldiğim, okuduğum ve New York’ta yaşayan dört gencin sekiz yüz sayfalığına da olsa hayatına karıştığım için mutluyum. En yakın zamanda yazarın diğer kitabı olan Cennete’yi alabilmek umuduyla..
1000Kitap
Değersiz Bir HayatHanya Yanagihara · Doğan Kitap · 20245,6bin okunma