Gençlik, bilgeliğin öğrenildiği zaman; ihtiyarlık ise onun uygulanacağı zamandır. Deneyim her zaman eğitir, kabul ediyorum; ancak sadece önündeki zaman bundan istifade eder. Öleceğimiz zaman geldiğinde mi nasıl yaşanacağını öğrenmek gerek?
Kendime dönüş yapma alışkanlığım sonunda bana duyguyu ve neredeyse dertlerimin anısını kaybettirecek; gerçek mutluluk kaynağının içimizde olduğunu, mutluluk isteğini bilmek için illa da gerçekten sefalete düşmüş insanlar olmak gerekmediğini deneyimleyerek buldum.
Bundan böyle beni çevreleyen her şey bana yabancıdır. Bu dünyada ne bir yakınım ne bir benzerim ne de bir kardeşim var artık. Sanki yaşadığım yerden bu yabancı gezegene düşmüşüm gibi geliyor dünyada olmak bana. Çevremde tanıdığım şeyler ancak acı veren ve kalbimi parçalayan nesnelerden başka bir şey değil; beni öfkelendirmeden veya beni üzerek acı vermeden, sürekli olarak içinde bir şeylere takılmadan şöyle göz atabileceğim bir nesne yok çevremde.