Üstelik belleğim de hiç güçlü değildir. Bunun nedeni, birçok şeyi kafamdan tamamiyle silmek istememdir belki de. Çünkü bizi derinden yaralayan olayları hiç anmamak, tümüyle unutmak, daha doğrusu unutmuş gibi davranmak zorundayız yaşamaya devam edebilmek için.
"... Sen insanı harekete geçiren şeyin kişisel çıkar olduğunu söylüyorsun ben ise belli bir eğitim düzeyine erişmiş her insanda toplum çıkarı düşüncesinin olması gerektiğini söylüyorum. (...) Genel olarak sen, Fransızların primesautiere dedikleri karaktere sahipsin, ya tutkulu, enerji dolu bir iş istiyorsun ya da hiçbir şey."
Tanrı günü verdiği gibi gücü de vermişti. Gün de güç de işe harcanmıştı ve ödülü de oradaydı. İyi ama iş kime yapılmıştı? Bu işten ne kazanılacaktı? Bunlar ilgisiz ve önemsiz şeylerdi.