Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Daha önce yazarın hiçbir eserini okumamıştım. Kitabı elime aldığım ilk anda, “Acaba dili ağır mı gelir?” diye içimde bir tedirginlik oluşmadı değil. Fakat okumaya başladığımda bunun tamamen yersiz bir endişe olduğunu gördüm. Aksine, kitabın dili son derece sade ve akıcıydı; hiç yormadan kendini okutuyordu. Hatta bana kalırsa kitap, hak ettiği ilgiyi bile görememiş.
Yazarın tasvirleri o kadar güçlüydü ki, okuyurken kendimi sahnelerin içinde buldum. Bazen leylaklı köşkte Zinnur’la birlikte keman çalarken, bazen de İbrahim’le cephede düşmanı püskürtmeye çalışırken hayal ettim kendimi.
Karakterlere gelecek olursak… Başta Zinnur’un İbrahim’in sevgisine karşılık verdiğini düşünmüştüm. Ancak hikâye ilerledikçe İbrahim’in sevgisinin ne kadar derin, temiz ve sarsılmaz olduğunu daha net anladım. Gerçekten değeri ölçülemeyecek kadar büyük bir aşktı onunki.
Bu kitap benim için sadece bir hikâye değil, dönemin ruhunu, insanlığın en derin hâllerini ve sevmenin ne kadar farklı yüzleri olabileceğini gösteren bir yolculuk oldu. Okudukça hem karakterlere hem de yazarın anlatımına daha çok bağlandım.
Halide Nusret ZorlutunaAşk ve Zafer