Dağılmış bir yarayım seni bırakıp gittiğimden beri!
Ölmedim, hayattayım.
Ama say ki öldüm.
Say ki akmayan bir irin, kabuk tutmayan bir gönül yarasıyım on beş yıldır.
Herkes arkasında bir şey bırakır bir gün.
Bir işaret, bir söz, bir bakış...
Ben sana keder, sana veda, sana tutulması zor bir yas bıraktım; üzgünüm.
İnsan öldüğü yaşta kalırmış. Yani kaç yaşında ölürsen geride kalanlar seni hep o yaşta hatırlarmış. Zannedersem, insan birinden ayrılınca da aynı yaşta kalıyormuş.
Geçtiğimiz Eylül ayında Netflix'te yayımlanan "Aşıklar Bayramı" adlı filmin aynı ismi taşıyan kitabı... Önce filmi izlemektense kitabını okumayı doğru bulanlardan olarak kitabını okudum. Bir oturuşta sayfalarca okuduğum, içimde buruk bir tat bırakan bu kitabın filmini izlemek için sabırsızım. Ama sanırım önce kitabın devamı olan "Babamın Bağlaması" romanını da okumam gerekecek.
•
Yıllar sonra bir elinde bağlaması, bir elinde tahta bavuluyla gecenin bir yarısı oğlunun kapısında beliren bir baba ve kafasında tonlarca soru, merak ettiği hikayeler olan ama cevabını duymaktan korkan kalbi kırık hikayeleri olan bir oğulun hikayesi.
Şiddetle tavsiye edeceğim bir yol hikayesi...️