Osmanlı daima, Türk'e eşek Türk derdi. Türk köylerine resmi bir şahıs geldiği zaman, Osmanlı geliyor diye herkes kaçardı. Türkler arasında kızılbaşlığın zuhuru bile bu ayrılıkla izah olunabilir.
Hayat çözülmesi gereken bir sorun değildir. Her gün olabildiğince akıllıca, olabildiğince bütün ve olabildiğince duyarlılıkla yaşanması gereken bir şeydir hayat. Katlanmamız gereken bir şeydir. Onun çözümü yoktur.
"Mutlu değilsen ve olamıyorsan, normal bir insan değilsin" düsturu baştan aşağı hatalı. Bu durumda, mutlu olamamak bir zayıflık göstergesi, hatta hemen her durumda aceleyle yapıştırılmış bir hastalık etiketi haline gelir.
Modern dünyanın kandırmacası da budur işte: Her şeye yetişmek isterken hiçbir şeye yetişememek, her şeye sahip olmak isterken aslında hiçbir şeye sahip olmamak...
Rütbeleri önemsemeyen, sahip oldukları güçle başları dönmeyen, güç sahiplerine selam durmayan insanlar, yani 'bu çağın soyluları,' pek az sayıdalar. İnsanlar boyunlarına statülerden yapılma mücevherler takıyorlar; egonun yansımaları, ışıltıları ile göz kamaştıran ve karşısındakini çekim alanının içine alıveren mücevherler.