Annemin payına düşen sadece iştir: çocuklar, yayık, yemek, çamaşır, bizi okula ve kiliseye hazırlamak, buzağıları sütten kesmek, çapa ve tırmık işleri için adam bulmak, iki yakayı bir araya getirmek ve her an tetikte olmak.
Bir yanım babamın beni burada bırakıp gitmesini, diğer yanımsa bildiğim yaşama geri götürmesini istiyor. Öyle bir noktadayım ki ne bugüne değin olduğum kişi ne de olabileceğim yeni kişi olabiliyorum.
José: Sana son kez soruyorum, diye haykırdım, benimle kalacak mısın?
Carmen: Hayır! Hayır! Hayır! dedi ayağını yere vurarak.
Ve benim hediye ettiğim yüzüğü parmağından çıkarıp fundalıkların arasına attı.
Onu iki kez bıçakladım.