"Dünyanın yalan dolu olmasının bedelini, Firdevs canıyla ödemek zorunda kalmıştı."
Doğduğu andan itibaren hayatta kalmaya çalışan, her adımında erkek egemenliğinin ördüğü duvarlara çarpan bir kadının hikayesiydi. Bütün yaşananlara rağmen en dipte bile kendi sesini bulmaya çalışması inanılmazdı. Gücüne gerçekten hayran kaldım.
Kitabın her sayfası tokat gibiydi. "Daha kötü ne olabilir?" dedikçe daha da kötüsü yaşandı. Her olayda “bu gerçekten yaşandı” düşüncesi göğsüme oturdu.
Bir kadın, toplumun bütün baskılarına rağmen kendi kaderini seçmeye karar verdiğinde, o karar ne kadar sert görünürse görünsün aslında özgürlüğün ta kendisi oluyor...
Uzun zamandır okumaya başladığım kitapları bitiremiyordum. Sadece ilk 15, 20 sayfasını okuyup bir daha elimi sürmüyordum. Kuzenimin bak bu kitabı okumaya başla yarım bırakmayacaksın, ilaç gibi gelecek demesi üzerine başladım ve HAKLIYMIŞ.
Kitap çok güzeldi ama beni çok üzdü :(
Bir oturuşta bitti. Başları eğlenceli, komikti. Sonlara doğru durgunlaştı. Ama genel olarak güzeldi. Basit, bir kerede bitirmelik bi şeyler okumak istenildiğinde tercih edilirr.
Baştan sona kadar Vicdani bu kadar saf olamazsın ya dedim kendi kendime ve Efruz'a sövdüm. Hayatın acı gerçekleri, adaletsizliği, dürüstlüğün iş görmemesi her dönemde kendini gösteriyor. Bu gerçekler mizahi bir dille eleştirilmiş. Okuması çok keyifliydi. Normalde tek oturuşta bitirilecek bir kitap. Akıp gidiyor. Vicdani'nin sonunda aydınlanması da bir tık içimi rahatlattı...
"Plak olmayın"
Tarihin acı gerçekleri güzel bir kurguyla aktarılmış. Bu kitabı okumanın güzel yanlarından biri de beni fransız devrimi ile ilgili daha fazla bilgi edinmeye teşvik etti. Kitap vurucu bir cümleyle başladı ve vurucu bir şekilde bitti. Bu kadar geç okuduğum için üzüldüğüm ve beni günlerce etkisinde bırakacak eserlerden biri oldu.