İlk kez Oriana Fallaci okudum ve dilini, tarzını, düşüncelerini aktarma biçimini çok sevdim. Kadın olmanın dayanılmaz ağırlığının evlilik dışı bir çocuğa hamile kalmakla nasıl daha da ağırlaştığını gördüm, hissettim, yaşadım.
Aynı eylemleri yapan, yaşayan bir kadına ve bir erkeğe toplumun ne kadar farklı davrandığını, nasıl çirkin bir ikiyüzlülüğün olduğunu sanki yaşamışım gibi hissettim.
Kadın olmak güzel evet ama keşke bu kadar zor olmasa, bu kadar ağır olmasa…
Kadınla erkek arasındaki aşk dedikleri, bir mevsim. Ve bu mevsim çiçeklenme döneminde nasıl bir yeşillikler şöleniyse, solma döneminde de bir yığın çürüyen yapraktan başka bir şey değil.