O geceyi Murat'ın şiir bahçesinde geçiriyorum. Sabahın ilksaatlerine kadar…
Bahçenin kapısını araladığımda, ilk sayfada Nazım Hikmet'in dizeleri karşılıyor beni.
ÖLÇÜ
Sevdiğin müddetçe
ve sevebildiğin kadar,
sevdiğine her şeyini verdiğin müddetçe
ve verebildiğin kadar gençsin.
Her dizeyi içinde hissederek yazdığını söylemişti Murat. Sevmek…Sevdiğine her şeyini verebilmek… Murat'ın ölçüsü de bu mu gerçekten?
Birden, garip bir huzursuzluk kaplıyor içimi. Bu satırları kimin için yazdığı düşüyor aklıma. Bir kez daha okuyorum dizeleri. Bir kez daha…
Nerede yanlış yapıyorum;
Sevmekte mi değer vermektemi el ustune tasiyip çok ilgilenmektemi ?
Artik hatayi kendimde ariyorum yıllardır sevilmemenin baska bir aciklamasini bulamıyorum
Yada her zaman dedikleri gibi
"seveni sikerler, sikeni severler"