Tanıdığım bütün berberler konuşmayı sever, futboldan ya da kadınlardan söz ederler. Sen neden böyle konuşuyorsun? Senin müşterin olsam ikinci defa uğramazdım dükkanına. Belki de berberler üniversite okumamalı, yoksa erkeklerin futbol ve kadın kültürü yok olup gidecek.
Onların sefilliği, kaçınılmaz bir yazgıydı, sürekli irin akıtan bir yaraydı. Yaşamı kabul etmeye değil onunla cebelleşmeye, canları acıdığında, kanlarını akıtıp yaşamın yüzüne bulaştırmaya gayret ediyorlardı.
Yedi yaşından itibaren, hiçbir yetişkine güvenemeyeceğini öğrendin. Ne üvey babanın budala olarak gördüğü öğretmenine; ne seni bir baskı aracı olarak kullanan anne babana; ne de üvey babana yaptığı ziyaretlerinden birinde Yahudilere verip veriştirmeye başlayan rahibe. Ona şöyle demiştin: "Ama Isa da Yahudiydi!" "Sevgili yavrum" diye karşılık vermişti rahip, "Isa Tanrının oğluydu."