Dilan

Dilan
@dilanthecat
Dr.
Aydın
Mersin, 25 Eylül
46 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
1/10
·320 syf.··
2021 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2021 22:24
Bir kitap için bunları söylemek benim için çok üzücü ama şimdiye kadar okuduğum en kötü kitaptı. (The Book of M den bile daha kötü bir kitaptı ve hiçbir zaman o kitaptan daha kötü bir kitap okuyabileceğimi düşünmüyordum.)Sürekli boş bir muhabbet dönüyordu veya dönmeye çalışıyordu. Sonu falan da gayet tahmin edilebilir bir kitaptı ismi görünce tahmin ediyordunuz zaten. Yeter artık Colin sal şu Katherine denen kızları. Maşallah gökten de Katherine yağıyor kitapta. Bi de yetmezmiş gibi grafiklerle falan anlatamaya çalışmış neymiş x ekseninin negatif tarafındaki kesişim ilişkiye başlama, pozitif tarafındaki kesişim ilişkinin bitmesiymiş de eksenin üzerinde olursa kız terk etmiş, eksenin altında olursa erkek terk etmişmiş falan da Allah için anladık tamam. Kısaca okuduğum en boş, en kötü, en sıkıcı kitaptı. Üzülerek diyorum ki almayın paranıza yazık.
İlk AşkJohn Green · Pegasus Yayınları · 20162,536 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·384 syf.··
2021 28. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2021 20:55
Öncelikle gerilim okumayı seven herkes bu kitaba kesinlikle şans vermeli. Çok sürükleyici, dili de sizi yormayacak ve bir çırpıda bitirebileceğiniz bir kitap. Reading slump’ta olanlar bu kitaba şans verebilirler. Yazarın diğer kitabını da bir sonraki alışverişimde mutlaka alacağım. Kitabın konusuna gelecek olursak ana karakterimiz Jules Larsen aynı günde hem işini kaybediyor hem de sevgilisinin onu aldattığını öğreniyor. Hesabındaki 500 dolar dışında hiçbir şeyi yoktur ve iş bulmak zorundadır. İş ararken karşılaştığı ilanla beraber Bartholomew’da (Manhattan’ın en ünlü binası) 3 aylığına ev bakıcılığı yapacak olup 12 bin dolar kazanacaktır ve bu iş ne kadar yasal gözükmese de işi kabul etmekten başka çaresi yoktur. Binada da çok ünlü kişiler yaşamaktadır. Fakat bu bina aynı zamanda geçmiş zamandaki tuhaf olaylar ve ölümlerle de ünlüdür. Jules bir şeyler olduğunu sezer ve kendisi gibi bir ev bakıcısı olan Inglid’in birden ortadan kaybolmasıyla her şey karışır. Yaşanan olaylardan kimlerin sorumlu olduğunu tahmin etmek kolaydı fakat olayı, olayın nereye bağlanacağını tahmin etmek bence imkansızdı. Mutlaka okunmalı. Sizi ters köşe yapacaktır
Tüm Kapıları KilitleRiley Sager · İthaki Yayınları · 2020648 okunma
4/10
·400 syf.··
2020 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2020 17:02
Öncelikle konusu bana çok ilginç gelen ve cidden merak ettiğim bir kitaptı. Yazarın da daha önce 2 kitabını okumuştum(Kafes ve Gölün Dibindeki Ev).Sonlarına ne kadar sinir olsam da özellikle Kafes'e bayılmıştım. Bu kitaba da büyük umutlarla başladım.Ama biraz hayal kırıklığı oldu benim için. Kitaba gelirsek ana karakterimiz kitabın isminden de belli olacağı üzere Carol Evers. Carol bazen komaya giriyor ve ölü gibi oluyor. Nabzı hissedilmeyecek kadar az atıyor nefes aldığı da belli olmuyor. Yani koma hali doktorları bile yanıltabiliyor. Ama bilinci açık oluyor her şeyi hissediyor, duyuyor. Kocası ise Carol'ın serveti peşinde ve komaya girdiği zaman ona öldü süsü vermek ve mezara gömmek için bir plan yapıyor. Ama Carol'ın eski sevgilisi James Moxie , Carol'ın öldüğü haberini aldığında Carol'ı kurtarmak için şehre yetişmeye çalışıyor. Kitap ana hatlarıyla bunları anlatıyor. Konusu beni çok cezbetse de okurken sıkıldım. Hayal kırıklığı oldu benim için.
1000Kitap
Carol GömülmedenJosh Malerman · İthaki Yayınları · 20191,115 okunma
10/10
·484 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2020 19:10
Spoiler içerir!!! Okuduğum o kadar kitap içerisinde hiç şüphesiz en beğendiğim kitaptır Serenad. İkinci defa okuyor olmama rağmen bana ilk okuyuşumdaki duyguları yaşatan o kitap. Neyi mi öğretti peki? İnsanları dinlerine , ırklarına, geçmişlerine, inançlarına göre yargılamamayı. İnsan insandır işte sevgisiyle , acısıyla,üzüntüsüyle. 36 yaşındaki Maya Duran'ın 87 yaşındaki Maximilian Wagner i karşılayıp onla geçirdiği zamanı anlatıyor kitap bize . Profesörün çektiği acılardan habersiz bir şekilde ilerliyor kitap. Yeri geliyor "İstanbul vefasız bir sevgiliye benzer." diyor. Yeri geliyor o hüzünlü gözleriyle dalıp gidiyor profesör. Nazi Almanya'sından kaçan profesörlerin , Yahudilerin hayatını anlatıyor bize. Struma adlı gemide hayata tutunacaklarına inanan ,paraları yetmediği için hangi çocuklarının kurtulacaklarını seçmek zorunda kalan ailelerin acılarını, Yahudi olduğu için öldürülen o kadar insanın (Nadia dahil) yaşadığı tüm o çaresizlikleri hissediyoruz en derinlerde. Profesör ve Nadia arasındaki aşkın bu şekilde sonlanması ne kadar üzse bile. Hele ki sonlara doğru profesörün Şile ' ye Nadia'nın öldüğü yere gelip onun için bestelediği Serenad'ı orada çalması... Araştırdığımız zaman olaylar gerçek. Struma adlı gemi de kristallnacht da o gemiden tek bir kişinin kurtulması da. İnsanları yalnızca insan olduğu için sevmemiz gerektiğini; ırk, din,inanç,dil ayrımı yapmadan yalnızca insana insan olduğu için değer vermeyi öğreten bir kitaptır kendisi ve şimdiye kadar okumamış herkes büyük bir eksiklik taşıyordur kendilerinde.
Edebiyat
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,7bin okunma