Dilara

Dilara
@dilara6
Niçin, aynı kandan gelmiş, aynı karında yatmış, aynı sütü emmiş, aynı çatı altında, hatta aynı dadı tarafından büyütülmüş iki kardeş; mesela Avrupa’nın göbeğinde doğmuş bir Fransız’la, Asya’nın ortasında dünyaya gelmiş bir İranlı kadar birbirine yabancıdır? Birbirinin dilinden anlamaz! Niçin, sevişerek birbirinin kollarına atılmış ve şeriatın, kanunun, cemiyetin hükümleriyle birbirlerine kenetlenmiş iki insan aynı yatakta, sımsıkı sarılmış oldukları dakikalarda bile, göklerdeki yıldızlar kadar birbirine uzaktırlar? Bu korkunç sırrı çözmüş kimse var mı? Ben cahil ve budala küçük bir kadınım, bilmiyorum… ve bu uzaklık, bu yakınlık hissi beni mahvedecek Fetişim…
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Dünyada ‘saadet’ diye bir şey yoktur. Saadet bir telakki meselesidir. Mesut olmayı bilen insan mesut olur. Bilmeyen ise ne aşk ne para ne şöhret… Hiçbir şey mesut edemez.”
Yaralı ve perişandılar. Herkes kendi yarasının acısını duyuyordu ve her biri en büyük derdin, kendininki olduğunu sanıyordu.
“Çocuksun sen, delisin sen!” diyordu bir ses. Annemin sesi. İnsan hangi yaşta olursa olsun, anasını arayıp çocuklaşıyor. Göreceksiniz siz de, daha sonra, karanlıklar bastığı zaman…
“ Kaç türlü yüzü var insanın?” Benim kaç türlü yüzüm var? Herkesin bildiği Nuriye Hanım’ın yüzü, Nihat Bey’in karısı, Ali’nin ve Fatoş’un annesi Nuriye Hanım’ın yüzü, sabahları pencereleri açan, giysileri güneşe çıkaran çocuklarının gizliden kağıtlarını karıştıran meraklı kadının yüzü! Gülüyordu hafiften aynadaki yabancıya. Çocuklarını seven, çocuklarına yakın Nuriye Hanım, insanlardan kaçan, onları umursamayan, kaçtıkça korkan Nuriye Hanım! Yıllardır ‘kocam’ dediği bir yabancıyla yaşayan, herkesin mutlu sandığı, mutsuz Nuriye Hanım! Nuriye Hanım, Nuriye Hanım! Kaç kişiydi Nuriye Hanım saymakla bitmezdi belki de! Yıllarca hayalinde besleyip büyüttüğü bir sevdanın anıları ile gençliğini yitiren, sevdalısını bulunca koynunda ağlayan Nuriye Hanım!