d.

mühendisler insanların duygularını göz hareketlerine ve göz kaslarına bakarak tespit edebilen bir yazılım geliştiriyor şu sıralar. televizyona iyi bir kamera eklememiz durumunda algoritma hangi sahnelere güldüğümüzü , hangi sahnelerde üzüldüğümüzü ve hangi sahnelerde üzüldüğümüzü anlayabilir.
Reklam
Yaşlı Adam: İdeallerini, sana kılavuzluk ettiğini göreceğin başlıca hazzı bulacağın bir zirveye doğru sabırla, yukarıya ve daha da yukarıya taşı ki, böylece, bu seni memnun ederken, komşularına ve topluma da faydalar sunduğundan emin ol.
İnsanoğlu, beşikten mezara, uyanık olduğu tüm saatler boyunca eğitim altındadır. Eğitimcilerinin en başında ilişkileri gelir. İlişkiler, insanın zihnini ve hislerini etkileyen, ona ideallerini sunan, onu kendi yoluna sevk eden ve o yoldan ayrılmamasını sağlayan insan çevresidir. Eğer insan o yolu terk edecek olursa, kendisini en çok sevdiği ve saydığı, onaylarına en çok değer verdiği insanlar tarafından dışlanmış bulacaktır. İnsan bir bukalemundur; doğasının yasası gereği, bulunduğu yerin rengini alır. Çevresindeki etkiler onun tercihlerini, kaçındığı şeyleri, politikasını, beğenilerini, ahlakını, dinini yaratır. Bunların hiçbirini kendisi için yaratmaz. Öyle yaptığını zanneder, fakat bunun sebebi meseleyi etraflıca incelememiş olmasıdır.
Hiçbir insan, bir görevi sadece görev aşkına yerine getirmez; yapılan şey, öncelikle kendi içini ferahlatlatmak zorundadır. Görevi yerine getirmek, görevden kaytarmaktan daha iyi hissettirmek zorundadır. Aksi hâlde yerine getirmeyecektir.
Görevler, görev aşkı için yapılmazlar; onları ihmal etmek kişiyi rahatsız edeceği için yapılırlar. Bir insan tek bir görev yapar kendi içini ferahlatma görevi, kendisi ile uzlaşma görevi. Eğer bu yegâne görevi en tatmin edici şekilde yerine getirmesi, komşusuna yardım etmekle mümkün olacaksa, öyle yapacaktır; eğer bunu en tatmin edici şekilde komşusuna kazık atarak yerine getirebilecekse, öyle yapacaktır. Fakat her zaman için öncelikle İlk Sıradakini gözetir; başkalarının nasıl etkilenecekleri ikincil bir meseledir. İnsanlar özveride bulunurmuş gibi yaparlar, fakat kelimenin alışıldık değeri içinde özveri diye bir şey yoktur ve hiç var olmamıştır. İnsan çoğu zaman samimiyetle, sadece ve yalnızca bir başkası için özveride bulunduğunu zanneder, fakat aldanır; altta yatan güdüsü, doğasının ve aldığı eğitimin bir gereksinimini tatmin etmek ve böylece iç huzuru bulmaktır.
Reklam