Dilara

Dilara
@dilarwdr
24| green ınfj
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 14:47
Bir ev planındaki küçük bir detayın fark edilmesiyle başlayan hikâye, giderek karanlık ve rahatsız edici bir hâl alıyor. Özellikle evin yapısı üzerinden kurulan gerilim oldukça etkileyici; okurken sanki ürkütücü bir Japon filmi izliyormuşum gibi hissettirdi. Kitap boyunca bende siyah, gri ve solgun sarı tonları uyandırdı; kasvetli ve tekinsiz bir atmosfer hâkim. Genel olarak akıcı, sürükleyici ve huzursuzluk hissini sonuna kadar taşıyan bir kitap. Bitince bile bu huzursuzluk kolay kolay geçmiyor. Yazar mimari bir planın nasıl bir kabusa dönüşebileceğini çarpıcı bir şekilde gösteriyor.
Tuhaf EvUketsu · Nox Yayınları · 2026871 okunma
Reklam
Puan vermedi·384 syf.··
2026 42. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 22:02
Merhaba, Bu kitabı okumak istememdeki ilk neden açıkçası adının ilgimi çekmesiydi. Ancak okumaya başladıkça, içinde yer alan tetikleyici unsurlar (taciz, tecavüz, uyuşturucu kullanımı, cinayet, yanlışlıkla öldürme, kendine zarar verme) nedeniyle özellikle son 50 sayfa benim için oldukça zorlayıcıydı. Buna rağmen, bu kadar ilerlemişken yarım bırakmak istemedim. Kitabın baş karakteri Kitty Collins, kendi adaletini sağlamaya çalışan bir Instagram fenomeni. Ancak kitapta çok fazla mantık dışı olay var ve her defasında paçayı sıyırmasının inandırıcı bir açıklaması yok. Dahası, karakterlerde gerçek bir duygu hissedemedim. “Aşk” olarak sunulan ilişki bana hiç geçmedi, arkadaşlıklar ise oldukça yüzeysel ve boş hissettirdi. Öte yandan kitapta ele alınan konular (şiddet, istismar, kadınların maruz kaldığı travmalar) oldukça ağır ve önemli. Kadınların yaşadığı şeyler gerçekten korkunçken, Kitty’yi okumak da bir o kadar rahatsız ediciydi. Bu kadar ciddi meselelerin yer yer yüzeysel ve “intikam fantezisi”ne yakın bir anlatımla sunulması ise ayrı bir rahatsız hissettirdi. Kitabın okuması akıcıydı ama özellikle bu kadar ağır temaların işlendiği bir hikâyede, daha güçlü bir duygu aktarımı beklerdim.
Erkekleri Öldürüp Paçayı Sıyırmanın YollarıKaty Brent · İndigo Kitap · 2024231 okunma
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2025 132. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2025 19:12
Johann Hari, Görünmez Bağlar’ta kendi depresyon ve anksiyete deneyiminden yola çıkarak, bu rahatsızlıkların yalnızca “beyindeki kimyasal dengesizlik” olarak görülmesinin yetersiz olduğunu savunuyor. Hari, depresyonun kökünü dokuz ana bağlantı kopukluğunda arıyor, anlamlı iş eksikliği, zayıf sosyal bağlar, doğadan uzaklaşma, bastırılmış travmalar, gelecek umudunun yitimi, temel ihtiyaçların karşılanmaması ve toplumsal eşitsizlik gibi. Yıllarca süren görüşmeler ve örneklerle, depresyonu bireysel bir kusur değil, modern hayatın dayattığı koşulların doğal bir sonucu olarak sunuyor. İlaçların bazı insanlara fayda sağlayabileceğini kabul etse de, Hari gerçek iyileşmenin “yeniden bağlanma” yoluyla, insanlarla, doğayla, anlamlı işler ve topluluklarla yeniden ilişki kurmakla mümkün olduğunu vurguluyor. Metnin bana yansıyan tarafı rahatlatıcı oldu. Kitabın yaklaşımı bana ,bu bir ilaç meselesi olduğu kadar, yaşamın düzenlemesi meselesi gibi geldi. Çözüm önerilerinin insan merkezli olması, doğaya çıkmak, gerçek ilişkiler kurmak, çocukluktan gelen yaralarla yüzleşmek, anlamlı bir amaç bulmak... basit ama çoğumuzun ihmal ettiği şeyler bunlar. Bilimsel bazı çıkarımları tartışmaya açık olabilir, yine de kitap, modern yalnızlığı ve anlam eksikliğini adlandırıp pratik yollara dikkat çekmesiyle güçlü ve iyileştirici bir yön sunuyor. "Doğayı değiştiremiyorsun - çünkü bu hava durumunun işi. Mevsimlerin işi. Bir şeyler ekiyorsun, ya tutuyor ya tutmuyor. Bunun nasıl yapılaca­ğını öğrenmen gerekiyor. Sabır göstermeyi öğrenmen gerekiyor. Ça­buk bir çözüm yok. Bir bahçe oluşturmak zaman, enerji yatırımı ve bağlılık istiyor.... Bahçe işinde bir seferde pek bir şey yapmış gibi hissetmeyebiliyorsun, ama bunu belli bir süre boyunca her hafta ya­pınca bir değişim görüyorsun." Burada meselenin "uzun
Kaybolan BağlarJohann Hari · Metis Yayınları · 20191,912 okunma
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2025 87. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2025 17:32
Yazara karşı önyargınız varsa bir kenara bırakın ve kitaba başlayın; şans verdiğiniz için asla pişman olmayacaksınız. Kitaba başlar başlamaz bağlandım ve “keşke böyle olsaydı” dediğim hiçbir yer olmadı. Okurken içimi sevgiyle doldurdu, kalbimi kırdı ve çokça ağlattı; buna rağmen hayatın içinde tutunabileceğimiz bir şeylerin olduğunu çok net gösterdi. Karakterleri sanki bir camın arkasından izliyormuşum gibi hissettim. Kitap, dostluğu, aileyi, kaybı ve affetmeyi öylesine güçlü ve etkileyici bir şekilde hissettiriyor ki, sayfaları çevirdikçe hem hüzünleniyor hem de umut doluyorsunuz.
Gece YoluKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 20154,708 okunma
5/10
·309 syf.··
Beğendi
·
2025 45. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2025 19:56
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Goodreads’te “Yılın En İyi Gerilim Romanı” ödülünü almış olması beklentimi oldukça yükseltti. Kötü bir kitap diyemem ama bu denli abartılmasının nedenini açıkçası anlayamadım. Alicia Berenson bir ressamdır. Kocasının trajik ölümüyle birlikte suçlu bulunur ve o günden sonra tek kelime etmeden bir akıl hastanesine yatırılır. Psikoterapist Theo ise Alicia'nın sessizliğini çözmek ve cinayetin ardındaki gerçeği ortaya çıkarmak için büyük bir çaba gösterir. Kitabın en güçlü yanı, akıcı bir dile ve kısa bölümlere sahip olmasıydı. Yazarın kalemini sevdim; yorulmadan, hızlıca okudum. Ancak bir noktaya kadar hiçbir duygu hissetmeden, sadece olanları anlamaya çalışarak ilerledim. O noktaya geldiğimde ise sonu benim için önceden tahmin edilebilir hale geldi. Bildiğim bir sonu okumak da bana pek keyif vermedi.
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,6bin okunma
Reklam