Madeleine AKİY hastası bir kız ve 17 yıldır hiç dışarıya çıkmamış. Evleri onun hastalığına göre düzenlenmiş ve dışarısını camdan görebildiği kadar biliyor. Ta ki Ollye kadar. 18. yaş gününde olly onun evinin karşısına taşınıncaya kadar. Olly durduğu yerde duramayan sürekli siyah giyinen bir çocuk ve o, maddy'nin bütün beyazlarına renk katacak, ona dışarıda bir hayatın var olduğunu söyler gibi bakacak ve ne pahasına olursa olsun bir kez de olsa gerçek dünyaya adım atmasına sebep olacak. Neşeli turuncular, terelelli maviler ve sabırsız siyahların araya karıştığı bu sade aşk romanında olly ve maddyle ' aşk seni öldüremez ' sözünü gerçekleştireceksiniz.
Kitap güzeldi hatta çok güzeldi. Ollye hayran kaldım keşke bizim mahalleye de bir olly taşınsa bile dedim ( nerde o günler) maddye bazı yerlerde kızdım çünkü empati kurması gerekirken sadece bencil davranması saçmaydı. Kitap sadeydi klişe yoktu. Sonrasında hemen ( gecenin 3 ünde) filmi izledim ve gerçekten büyüsü bozuldu.( sağa gidiyoruz ve faciayı bekliyoruz) O kadar alakasızdı ki kitaptan esinlenilmiş bir kaç yer dışında kitabın filmi bile değildi. Başka replikler, başka sahneler. Filmi durdurup gerçekten bu mu dedim. Başı da sonu da farklıydı bir çok sevdiğim sahnesi kesilmiş, bambaşka bir film yaratılmış gibiydi. Filmi kitabın filmi olarak düşünmezsem güzeldi ama kitabın filmi olarak düşününce tam anlamıyla fiyaskoydu.