"uçurumun kenarındayım Hızır ulu dilber kalesinin burcunda muhteşem belaya nazır topuklarım boşluğun avcunda derin yar adımı çağırır dikildim parmaklarımın ucunda bir gamzelik rüzgâr yetecek ha itti beni, ha itecek uçurumun kenarındayım Hızır civan hazır divan hazır ferman hazır kurban hazır.."
"Uçurumun kenarındayım Hızır..."
Uçurumun kenarındayım Hızır, Bir dilber kalesinin burcunda, Vazgeçilmez belaya nazır. Topuklarım boşluğun avucunda, Derin yar adımı çağırır, Kaldım parmaklarımın ucunda. Uçurumun kenarındayım Hızır, Bir gamzelik rüzgar yetecek, Ha itti beni, ha itecek. Uçurumun kenarındayım Hızır, Divan hazır, Ferman hazır, Kurban hazır, Güzelliğin zulme çaldığı sınır. Başım döner, beynim bulanır El etmez, Gel etmez, Gözleri bir ret, bir davet. Gülce uzak uzak dolanır, Mecaz değil, Maraz değil, Gülce semavi bir afet. Uçurumun kenarındayım Hızır, Gülce bir beyaz sihir, Canıma bedel bir haz. Nur, Nar ve nurdan bir zehir,
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Geh nedîm-i nedem etdin beni geh mûnis-i gam Nedir ey çarh-ı sitem-cû bana kasdın bilmem Gâh dûçâr-ı anâ gâh giriftâr-ı mihen Gâh pâ-bend-i belâ gâh esîr-i mâtem Nişledim neyledim ey Zâl-i kühen-sâl sana Yohsa Sührâb mı sandın beni yâhud Rüstem Sunmadıñ bir dolu meclisde baña kim âhir Katre katre kan olup dökmedi anı dîdem Budur ey çarh-ı sitem-cû bilirim âyînin Koma sen ehl-i dili kim kıla râhat bir dem Sen Süleymân’a vefâ etmediñ ey kîne-sigâl Kim ana râm idi dâd ü ded ü dîv ü âdem Dil-i erbâb-ı sühan kandır eliñden dâ’im Çeşm-i ashâb-ı hüner cûy-ı belâdır her dem Hâtırım nergis-i dilber gibi hem-vâre sakîm Meşrebim turre-i cânân gibi dâ’im derhem Ciğerim lâle gibi âteş-i gamdan pür-dâğ Gözlerim ebr gibi eşk-i belâdan dolu nem Hâsılı cânıma kâr etdi cefâ vü cevrin Kalmadı bende daha tâb-ı elem tâkat-i gam Osman Nevres
Neşet Ertaş sözleri Görünen bir yaram yok ama her yerim sızlıyor Neşet Ertaş Gönlün'ün eşini bulan garip değildir.'' ''Aşk biterse yorulur insan, ben ne zaman ölürsem Neşet yoruldu desinler.'' ''Ne söyleyim şu dünyanın haline dağlar ayrı ayrı, çöl ayrı ayrı, şu insanlar bölüşmüşler dünyayı Hudut ayrı ayrı yol ayrı ayrı.'' ''Biz doğduğumuzdan beri yoksulduk. Varlığı görmedik ki yoksulluktan şikayet edelim.'' 'şu insanlar bölüşmüşler dünyayı hudut ayrı ayrı yol ayrı ayrı.'' Özü gülmeyenin yüzü güler mi? Can yakıp da kalp kırma. Senin de gül benzin solacak bir gün. Her canlının kalbi Allah'a bağlı. Herkes ettiğini bulacak bir gün.. Darda kaldım diye umutsuz olma, Yok iken dünyayı var eden vardır. Mühür gözlüm, seni elden sakınırım kıskanırım. İnsanları birbirinden ayıran mezhepçilere karşıyım, mezheplere değil. Ahu gözlerini sevdiğim dilber, sana bir sözüm var diyemiyorum.
Müzik
Bir Eylül Kadını: Emine.
Emine… yeşil gözlü bir ahu dilber… Eylül gibi doğmuş, Eylül gibi eksilmiş. Sanki daha dünyaya gözlerini açtığı gün kader alnına ince bir hüzün bırakmış. Bir çocuk düşün… Anne diye uzattığı eli boşlukta kalmış. Bir daha hiçbir sarılmayı tam sarılmak sanamamış. Emine… yeşil gözlü bir ahu dilber… Bazı yaralar kapanmaz. Sadece insan büyüdükçe kalbinin daha derinine iner. O da öyle yapmış. Gülmeyi öğrenmiş, çalışmayı öğrenmiş, ayakta durmayı öğrenmiş… Ama unutmayı hiç öğrenememiş. Bir annesizliği, bir de o adamı… Yirmi iki yıl… Bir insanın ömründen koca bir gençlik geçer. Mevsimler değişir, şehirler değişir, yüzler değişir. Ama Emine'nin kalbinde aynı isim kalır. Aynı özlem. Aynı bekleyiş. Aynı sızı. Emine… yeşil gözlü bir ahu dilber… Gece olunca kalbinin kapıları açılıyor. Bir taraftan çocukluğu giriyor içeri, bir taraftan sevdiği adam. Biri "anne" diye ağlıyor, öteki "keşke" diye. Ve Emine, ikisinin arasında sessizce yaşlanıyor. Kimse bilmiyor. Çünkü bazı kadınlar gözyaşlarını gözlerinden değil, ömürlerinden akıtıyor. Birlikte içilmemiş çayların, aynı yastığa bırakılmamış başların, hiç yaşanmamış sabahların yasını tutuyor. İnsan bazen kaybettiği kişiye değil, onunla yaşayamadığı hayata ağlıyor. Emine'nin acısı da bu. Ve belki de en acısı şu: Emine hala seviyor… Ama artık kavuşmak için değil. Sadece içinde ölü kalmasın diye.
Gitme dilber, gitme, yüzün göreyim Al yanaklarına yar yar kurban olayım Bir emanetim var, sana vereyim Ne sen beni unut unut, ne de ben seni Ne de ben seni...