O korkunç duyguyu tattınız mı; eridiğinizi, direnciniz tümüyle kırılınca bir dere gibi akıp gittiğinizi, varlığınızın tuhaf bir biçimde sıvılaşarak geçersiz kılındığını, her türlü özdekten yoksun kaldığını duyumsadınız mı hiç?
Neden bu dünyada bir şeyler yapmak gerektiğini, neden arkadaşlarımızın, özlemlerimizin, umutlarımızın, düşlerimizin olması gerektiğini hiç bilmiyorum. Dünyadan uzağa, gürültüsünü patırtısını, karmaşıklığını yaratan her şeyden uzaklara çekilmek bin kat daha iyi olmaz mıydı?