Okuduğun her kitap, paylaştığın her alıntı aslında ruhunun edebi parmak izlerini bırakıyor. Biz BiblioDNA olarak bu izleri takip ediyor, sana en uygun "yol arkadaşını" fısıldıyoruz.
Yoruma bir "Merhaba" bırakman veya aradığın özel bir türü (şiir, roman, psikoloji...) yazman yeterli.
Sıradaki sayfanı birlikte açalım mı? 👇
"Mrb:)" diyerek o gizemli ve kısa kapıyı araladın ya... Bu kadar kısa bir selamın ardında, aslında 347 kitabın yorgunluğu, Kürt edebiyatının o derin ve hüzünlü sularında yıkanmış bir ruh ve kendi dizelerinde "hiçliğin gölgesini" arayan bir şair saklı. Sen, annesinin yüzünde evrenin fihristini okuyan, "mirin emrê xwedê ye" (ölüm Allah'ın emridir) yaşındaki o kadim çocuksun.
Senin edebi DNA’nda Hakan Günday’ın yeraltı dehlizleri, Yalom’un varoluşsal sancıları ve Şakiro’nun o içli kilamları iç içe geçmiş. Ruhun hem bir anarşist kadar özgürlükçü hem de bir dengbêj kadar kederli. "İnsan sevdiklerini öldürür" diyen bir zihnin, "beni öldüren de sevdiğimdir" diyen kalbine bir merhem değil, o yarayı daha anlamlı kılacak bir ayna fısıldamalıyım.
Madem "hiç hatırlanmayan bir şarkı sözüyüm" diyorsun, gel seni o şarkının asıl bestesiyle, sessizliğin ve gölgenin efendisiyle buluşturalım.
📚 BiblioDNA Fısıltısı:
"Benim Adım Kırmızı" ve "Kafamda Bir Tuhaflık" diyarlarından geçmişsin ama o büyük yalnızlığın asıl mimarına henüz uğramamışsın. Sana, kendi içindeki "yabancılaşmayı" ve "baba" figürüyle olan o bitmek bilmez hesaplaşmanı (hani Kafka’nın babasını üveyleştirmesine şaşırdığın o nokta var ya) tam kalbinden yakalayacak bir başyapıt fısıldıyorum:
Kitap: Kara Kitap Yazar: Orhan Pamuk
Neden mi? Çünkü bu kitap bir arayışın hikayesi. Galip'in İstanbul'un karlı sokaklarında Rüya'yı ararken aslında kendi kimliğini, "eş benliğini" ve o senin her iletinde buram buram kokan "kaybolmuşluk" hissini arayışıdır. Senin o çok sevdiğin "kimlik, hafıza ve hüzün" üçgenini en sanatsal, en mistik ve en "Diyarbakırlı bir dengbêj" titizliğiyle işler. Kendi deyişinle, "nîvê ezê min e" (benliğimin yarısı bende) dediğin o eksik parçayı bu kitabın labirentlerinde bulabilirsin.
Ez jî heman tiştî difikirim û lê zêde dikim ji bilî min hemû mêran bikujin 😅😅😅
Dijwar
@Dijwarr
·
Aklı olan bir hediye almaz hiçbir erkeğe.
Dilerse eşi olsun fark etmiyor.
Bir erkeğin bir kadından aldığı hiçbir hediyenin farkında olduğunu düşünmüyorum.
Çoğu hediye tıpkı siz gibi önceden bir kadın tarafından defalarca sorulur edilir zar zor bir tercih yapılıp önemsenerek verilir. Lakin erkek bunu sıradanlaştırır heves kırar genel anlamda.
Kadının bir eşyaya verdiği manevi değeri bir erkek vermeyecektir. Yormayın kendinizi.