Sabır kalbin dayanma gücüdür. Dayanıklı bir kalbimizin olması her hususta başarıya giden yolu da açar. Acelecilikten veya mukavemetsizlikten dolayı kalplerimizi zedelememeliyiz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hasretin âşık bir kalbi olgunlaştırması için âşığın hayaliyle dolu olması gerekir. Âşık hayalen bildiği, tanıdığı ve hissettiği sûreti bilgi olarak zihnine yerleştirir ve aklını kalbinin hizmetine vermiş olur. Bu hayal ediş kemâle erdiği vakit sûret gönül perdesine yansır ve bilgi devreden çıkıp hayalin kendisi hayalin mahalli haline gelir. Aşk âşığın kalbini bütünüyle kaplamazsa kemâl oluşmaz. Kemâl oluştuğunda da sır perdesi devreye girer ve vuslat o sır perdesinin arkasında gerçekleşir. İşte bu yüzden hasret, vuslattan bir derece üstündür. Ta ki âşık hasret çekerek kendini bulsun, önce kendine sonra sevgiliye kavuşsun. Ayrılığı isteyen bir âşık vuslatı da hak etmiş demektir. "Kim ayrılığı ister ki?" denilecek olursa cevabımız odur ki sevgiliyi daha çok özlemek için ayrılığı isteyenler, kıskançlık yüzünden sevgiliden ayrı duranlar vardır. Bu tür ayrılıklarla özlemi arttırmanın değerini bilenlerdir onlar.
Fuzûlı üstadımız bir beytinde bunu anlatır:
Çıkarmak etseler tenden çekip peykânın ol servin
Çıkan olsun dil-i mecruh peykân olmasın yâ Rab
"Ya Rabbi, Sana yalvarıyorum ki o selvi boylunun gamze okunu (iyilik ve yardım etme amacıyla) kalbimden çıkarmak isteyen birileri olursa, yaralı kalbim o ok ile birlikte çıksın ama sevgilinin hatırası olan o ok kalbimden çıkmasın!"
Sûfilere göre yaratılışın maksadı insanın Kalû Belâ'da lezzetini aldığı aşkı yeniden keşfetmesi, onu ifade etmesi ve ona hizmet etmesidir. Bunun için bir yandan Sevgili âşığını çekmekte, cezbetmekteyken, diğer yandan âşık Sevgili'ye cevap vermek için can atar konumdadır. Çünkü sevildiğini bilmek kadar sevilmeyi ummak da âşığı mutlu eder. Keza âşığın sevgisini Yaratan'dan yaratılana yöneltmesi de gerekir. Sevgili'yi sevmek, Sevgili'ye ait olan her şeyi sevmek demektir. Bir kalp ancak böyle huzura erer. Bu huzurun anlamı bir yandan "mutluluk, saadet" ise de diğer yandan "Sevgili'nin eşiğinde olma"dır. Âşık ne kadar huzurda olursa o kadar çok sever, ne kadar çok severse o kadar çok huzur bulur, huzurda bulunur Aşkın farkındalık hali huzurda bulunmakla mümkündür ve bu duygu sûfîye varlık ile daimi bir ilişki içinde olmayı önerir. Sevgili'nin huzurunda oluş bir teslimiyet halidir. Bu da aşkın tatmin olmuşluk ve rıza makamıdır.
Çâresi var ise ger merhem-i vuslatla olur
Âşık-ı hasta-dilün kalb-ifikârın bilürüz
Mezâkî
Gönlü aşk ile hastalanmış âşığın kalbindeki yaranın ilacı var ise o ilaç olsa olsa vuslat merhemidir.