Hava çok soğuktu etrafta koşturan insanların arasında çıplak ayakları, incecik sesi ile evde bulunan annesine yemek götüre bilmek için kibrit satan bir kız çocuğu. Yılbaşı akşamı idi o gün, küçük kız caddenin karşısına geçerken düşürmüştü ayaklarındaki terliği iki yaramaz çocuk alıp kaçmışlardı terliklerini. Buz gibi yerlere çıplak ayaklarla basıyor kimse onun farkına bile varmıyordu. Bu gün hiç kibrit satamamıştı bu yüzdende eve dönmüyordu.
Fırtına iyice şiddetlendi kız fırtınadan korunmak için bir duvarın kenarına sakladı ancak o kadar çok üşümüştü ki parmaklarının ucunu hissetmiyordu. Elindeki bir kibriti duvara sürterek yaktı. Çıkan ışık adeta onu büyülemişti bir anda kendisini sımsıcak bir sobanın karşısında oturuyor buldu derken kibrit söndü. Hemen yeni bir kibrit yaktı bu sefer kocaman bir ziyafet sofrası vardı karşında ardından yeni bir kibrit bu seferde güzel bir yaz gününde yıldızları seyrediyordu. Bir yıldız kaymıştı biliyordu ki bir yıldız kaydığı zaman dünyadan bir insan ayrılırmış ninesi söylemişti ona. Ardından yeni bir kibrit yaktı bu sefer çok sevdiği ninesini gördü çok sevinmiş çok mutlu olmuştu. Bu anının hiç bitmesini istemiyor sürekli kibrit yakıyor elinde çok az kibriti kalmıştı. Ninesi küçük kızı kendisine doğru çağırdı ona doğru bir adım attıktan sonra rahatladığını hissetmeye başladı artık ne soğuk nede açlık vardı. Ninesi ile beraber uçup gittiler tam arkalarından bir yıldız kaydı.