Görünen o ki bolluk çağı, ruhun açlığını gidermiyor. Yalnız kalabalıklar, içlerinin sızısını dindirmek için alışveriş merkezlerinde geziniyor ve eğlenceli
romanlar okuyor. Yalnızlık büyüyor. Ruhun açlığı da.
Ama umut hep var. Sözü Faulkner'a bırakıyorum: "İnsan ölümsüzdür, sadece diğer varlıklar arasında yorulmaz bir sese sahip olduğu için değil, aynı zamanda bir
ruhu; şefkate, fedakârlığa ve tahammüle muktedir bir
ruhu olduğu için bu böyledir."