Dilek Enli

Dilek Enli
@dileken7
Evet, yanlızca bir gezgin, yeryüzünde bir yolcuyum ben. Ya sizler daha önemli işlerle mi meşgulsünüz?
Charles DİCKENS - İki Şehrin Hikayesi
10/10
·464 syf.·
Beğendi
·
2022 1. kitabı
"Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, Aydınlık mevsimiydi, Karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu; ya hepimiz doğrudan cennete gidecektik ya da tam öteki yana…" Tarihin en iyi giriş cümlelerinden birine sahip, bıkmadan usanmadan aynı ilgiyle tekrar tekrar okuduğum muazzam bir eser. İki Şehrin Hikayesi'ni okumak ve onu daha iyi anlamak için Fransız İhtilali ve İhtilal sonrası dönemler hakkında bilgi sahibi olunması gerektiğinin kanaatindeyim. Bu kitap Fransız tarihi hakkında zihinlerde merak uyandırabilir. Amerikan Devrimi'nden sonra ki dönemde, regresif vergiler söz konusuydu. Halk daha fazla dayanamadı ve ayaklanma çıkardı. Orta sınıf ve halktan oluşan grubun bazı talepleri Kral Louis tarafından kabul edilmedi. Bardağı taşıran son damla Bastille Hapishanesi'ne düşmüştü. 14 Temmuz 1789'da Krallık baskısının merkezi olarak gördükleri Bastille Hapishanesine saldırarak hapishaneyi ele geçirmiş ve mahkumları serbest bırakmışlardı. İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi ilk bu tarihlerde yayınlanmıştı fakat tarihin en kanlı devrimi olacağından kimsenin haberi yoktu. Bu eserde Londra ve Paris arasında karmaşık bir yolculuk söz konusu. Bu iki şehirdeki hayatlar üzerinden aynı dönemdeki toplumlar arasındaki benzerlik ve farklılıkları betimliyor. Bu olayların getirdiği sonuçların, karakterlerin hayatında ne gibi etkiler yaratığının da altını çiziyor. Her olayın birbiriyle bağlantılı olması ayrıca ilgi çekici. Çok severek okuduğum bir eser olarak herkese tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.
1000Kitap
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Lev N. Tolstoy - İvan İlyiç'in Ölümü
10/10
·83 syf.·
Beğendi
·
2024 3. kitabı
Tolstoy bu kısa romanda ölüme giden bir adamın yaşamış olduğu hayatla hesaplaşmasını anlatır. Kırk beş yaşında, Yüksek Mahkeme üyesi olan ve 'yaşadığı hayatın, yaşanması gereken hayat olduğuna' inanan İvan İlyiç, hasta yatağında acı içinde kıvranırken bunun doğru olup olmadığını kendine sorar. İnsan, hayatı boyunca yaşamın bir sonu olduğunu aklından uzaklaştırır, günlerini hiç ölmeyecekmiş gibi geçirir. Bu nedenle de ölümle karşılaştığında, yanlışlarını düzeltme fırsatını da elinden kaçırmış olur ve kendisiyle umutsuz bir hesaplaşmaya girer. "Belki de sürdürdüğüm yaşam, sürdürmem gereken bir yaşam değildir."
1000Kitap
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261,2bin okunma
Victor Hugo - Bir İdam Mahkumunun Son Günü
Puan vermedi·90 syf.·
2024 5. kitabı
Bu kitap darbe ile başa gelen Louis Bonaparte'ye karşı çıktığı için hayatının beş yılını sürgünde geçiren Victor Hugo'nun başkaldırı güncesidir. Asıl suçlu kimdir? Cinayeti işleyen katil mi, idama mahkum binlerce insanın katledilişini bir şölen gibi izleyen toplum mu? Suç bir hastalıktır ve suçu işleyen de hastadır. Yapılması gereken suçu oluşturan etmenleri ortadan kaldırmaktır. Halk, hükümetlerin sonsuz güç ve baskılarıyla, çorap değiştirdikleri gibi değiştirdikleri yasalarla, kafalarına göre çıkardıkları vergilerin pençesinde can çekişiyorlardı. Açlık, yoksulluk ve sefaletin avucu içine aldığı toplumlar suça meyilli toplumlardır. Çünkü refah içinde yaşamaları için gereken şartlar mevcut olmamış, böyle bir hakka layık görülmemişlerdir. Monarşinin egemen olduğu toplumlarda gelir dağılımı uçurumunun kapatılması ve yakıcı yoksulluğun giderilmesi için yeni bir medeniyet algısına ihtiyaç vardır. - "Olayların kaynağını binlerce fersah ötede aramak ve caddenizi yıkayan suyun Nil'den geldiğini varsaymak ilginç bir saplantı!"
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,7bin okunma
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski - Beyaz Geceler
8/10
·218 syf.·
Beğendi
·
2024 4. kitabı
Rusya'da mayıs sonundan haziran ayı sonuna kadar süren, havanın tam olarak hiç kararmadığı St. Petersburg’un beyaz geceleri.. Derin bir yanlızlıkla pençeleşmekte olan hayalperest genç adamın 4 günü anlatılmaktadır. Bölümlere 4 gece diye ayrılsa da toplamda 6 gecelik bir zaman diliminde geçmektedir. Bu zaman dilimi Rusya'nın Beyaz Geceler'ine denk gelmektedir. Genç adam sokakları arşınlarken kendisi kadar yalnız olan Nastenka adında bir kızla tanışır böylece aralarında doğan dostluğu ve aşkı konu almaktadır. Bu kitabın sonuna geldiğimde arkama yaslandım ve William Shakespeare'den şu satırların gözlerimin önünde sıralandığını hayal ettim; "İnanıyorum söylediğini candan söylediğine, Ama bugünkü karar yarın bozulur çok kez, Kendi kendinize verdiğiniz sözü tutmak, En çabuk unuttuğumuz şeydir ne yapsak. Mademki bu dünya bile yok olacak bir gün, Sevginin bitmesine insan neden üzülsün? Aşk mı kaderi kovalar kader mi aşkı, Daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi."
1000Kitap
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,4bin okunma
Fyodor Mihailoviç Dostoyevski - İnsancıklar
10/10
·184 syf.·
Beğendi
·
2023 2. kitabı
Fyodor Mihailoviç Dostoyevski'nin ilk romanıdır. Eser, mektup-roman tarzında yazılmıştır. Rus edebiyatında sık sık karşılaşmakta olduğumuz ve her dönemin en belirgin sorunlarından olan yoksulluk vurgulanmak istenmiştir. Dönemin St. Petersburg'unu ve yoksulluk içinde bir toplumun talihsiz yaşam şartlarını göz önüne sunmaktadır. Yaşlı bir katip olan Makar Devuşkin, uzaktan akrabası ve biricik aşkı olan yetim kalmış, genç ve güzel Varvara Dobroselova'nın sıkıntılarına büyük fedakarlıklar göstererek çare olmaya çalışır. Yoksul insanların değişmez ve birbirine çok benzeyen kaderleri, çektikleri ortak acılar farklı karakterlerle okuyucuya aktarılmaya çalışılmış. Okuyup bitirdiğimde buruk bir his kalmıştı yüreğimde. Kitapta beni en çok etkileyen kısımı paylaşmak istiyorum. Devuşkin'in kaldığı odanın yanında bir aile yaşıyordu, ve söyle diyordu bu zavallı İNSANCIKLAR için; "Odaları hep sessiz sakin olur, sanki içeride kimse yaşamıyormuş gibi."
1000Kitap
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202377bin okunma