“Bildiğimiz şeyleri bilebilmek için illaki bir alamet bekleriz bazen ya da bizi omuzlarımızdan tutup dut ağacı silkeler gibi sarsacak bir elçi, mümkünse uzaklardan gelen. Ama işte her zaman, istediğimiz suret ve ebatlarda olmayabilir gönderilen. Alemetin biçiminde yahut elçinin kisvesinde değil, anlamı çözebilmek tedir mesele.”
“Naifliğin bir ucu gaflete çıkar, bir ucu masumiyete. Gaflet kısmı şaibeli olabilir ama şu dünyada masumiyet kadar şehvetengiz az şey vardır herhalde.”
“Bütün hayatımız boyunca beklediğimiz ve nereden geleceğini bilmediğimiz huzuru arıyoruz. Ve bitmek bilmez huzur arayışımız hayatta kalmamızı sağlıyor.”