Yaşar Kemal bu eseri için şöyle diyor: “Doğanın en büyük hayvanı fili sömürücü olarak aldım. Sömürülenlerin çokluğunu, çalışkanlığını göstermek için de karıncayı. Neye üzülüyorum biliyor musunuz, bu kitabı okuyan çocuklar belki de filleri hiç sevmeyecek, bu bana çok dokunuyor…”
Eser, çocuk kitabı olarak yazılsa da ezen-ezilen çatışmasını işleyerek dünyanın her yerinden ezilen, dilini unutan, mücadele eden insanlara sesleniyor. Hayvanları sembolize ederek toplumsal bir eleştiriyi içermesiyle edebiyatçılar tarafından “Hayvan Çiftliği”ne benzetilir. Bence ondan daha güzel.
Ne değişik bir kitap ismi, diye okumaya başlayıp ilk sayfadan itibaren romandan çok bir masal, halk hikâyesi okuyormuşum hissiyle bir çırpıda bitirdim. Hem çocukların hem yetişkinlerin severek okuyup, mesajlar çıkaracağı içeriğinin olması çok özel. Şiddetle tavsiye, herkes okumalı.
Pek çok kişi gibi ben de Yaşar Kemal okumanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Sadece bizim edebiyatımızın bilinen bir ismi değil, işlediği evrensel konular sebebiyle dünyaca tanınan ve okunan bir yazar. Hatta Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilen ilk Türk yazar olmuştur. Edebiyatımızın koca çınarı, Yaşar Kemal iyi ki…
“Yüreği alıp sattı insanoğlu, yürek, yüreklikten çıktı.
Aşkı, sevgiyi, dostluğu, kardeşliği, barışı, arkadaşlığı, kandaki sıcaklığı, güzelliği alıp sattı insanoğlu,
insanlıktan çıktı…”
“Dünyanın bu delirmiş çağı da bu alçalmış, bu obur, bu bencil çağı da geçecek ama ne zaman geçecek?”
“Ama bilmeliydiniz ki haklı azınlık, haksız çoğunluktan daha güçlüdür.”