Yine Livaneli ve yine hem akıcı hem edebi dil. Kitabı övmekle vakit kaybetmek istemiyorum çünkü zaten burada onlarca inceleme var ve hakettiği gibi güzelce övülmüş. Benim açımdan da evet güzel. Zaten ben kitabı aldığımda, kitap da beni almazsa devamı gelmiyor malesef. Bu yüzden kişisel gelişim kitaplarıyla bir türlü barışamıyoruz. Neyse bu kitabı aldım o da beni aldı ama arada benim onu bırakasım geldi malesef. Şöyle ki ben açık görüşlülüğe, düşünce özgürlüğüne saygılı; bağnazlıktan nefret eden müslüman bir türk kadınıyım. Zaten böyle olmasam Livaneli okumazdım diye düşünüyorum. Bundan önce beş kitabını severek okudum en sevdiğin türk yazarlar kimler, sorusuna hep kendisini de kattım, yine katarım. Ama bu kitapta öyle yanlışlar gördüm ki, inançlı insanlar cahil, köylü gösterilmiş. Serhat denen bir garson işid sempatizanı. Türkiye müslümanı gerçekten sadece köylü mü, okumamış olan mı? Yahu o serhat denen çocuk belki hiçbirimizin yapamadağı kadar müslüman yaşıyor, peki gerçek müslim işid e sempati duyar mı? Serhatın bölümünden sonrasını bir süre üzgün okudum gerçekten.
Ben hep kendi kendime şunu telkin etmişimdir; Allah ateisti, yahudiyi, hristiyanı, budisti vs. var etmiş, rızık vermiş, oksijen vermiş, barınak vermiş. Yargılamak yada yadırgamak herhangi bir müslümana düşer mi? Belki nasip olur yolundan döndürür doğruya teşvik edersin ama bu zorla olacak bişey değil. Zaten bu işler kanıtla belgeyle olacak işler de değil malesef çünkü dinler de mantık matematik yoktur. Bu yüzden islam hoşgörü dini. Ben bu dünyaya bir nokta iz bırakan her insanı çok seviyorum. Dini dili ırkı beni hiç ilgilendirmez. Dilerimki her insan, önce insan desin. O zaman dünyada çiçekler açacak.
Biraz uzun sürdü kitabı bitirmem çünkü, bir otel açılışındaki insanların hayatlarını anlatan bölümlerden