Ben kötülük edenle kötülüğe maruz kalana aynı yüz ifadesiyle bakamam, her ikisine de gülümseyemem diyorum size. Bunu yaparsam o zaman da kendi yüzüme bakamam diyorum.
Tekmeleri yedikçe, menteşelerinden kurtulan kapılar korkunç bir gürültüyle fırıl fırıl döndü Muzaffer'in etrafında. Kapılarla birlikte duvarlar, duvarlarla birlikte çivilere asılmış giysiler, giysilerle birlikte her an yere damlayacakmış gibi görünen tavan tahtalarındaki budak izleri de döndü. Köydeki mis kokulu kırlar da döndü hatta, bağlardan, bahçelerden sarkan gölgeler, ağaçlar ve şıngır şıngır avluya saçılıveren o rengarenk bilyeler de döndü.