Kitabın yarısına kadar kitabı çok zor okudum. Gerek karakterlerin isimleri olsun gerek bu isimleri çokça kullanmak olsun beni çok yordu ve sıktı. Ama kitabın sonunda anladım neden sıkıldığımı. Çünkü Quiquendone kenti dünyanın en durağan kenti her şey çok sıkıcı, durağan, sessiz ( kitabın ilk yarısı gibi yani). Yarısından sonra olaylar açılınca çok daha akıcı ve okunabilir bir kitap haline geldi ve vermek istediği mesaj da çok hoşuma gitti. Bu kitaptan öğrendiğim en büyük ders benim distopik kitaplar sevdiğim oldu