Hatice

Sözü az söyleyince kulağının söylenenden fazlasına açılmaya başladığını fark etmişti. Müzik kulağı gibi bir de duyuş kulağı vardı herhalde. Bazıları galiba bunları duyacak şekilde yetişiyordu, sinirli bir anne ya da takdirsiz bir baba kişinin kulağını açıyordu. Bir kez açılmış kulaktan da başkalarının duymak istemeyip kulak dışarı ettikleri, vehimler, zanlar, akar gibi oluk oluk giriyor, içeri girenlerin kalabalığından bazen kulak girişi tıkanır gibi oluyordu.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Insan sevk-i tabiisi ile kitap okumalı, sen nasıl seçiyorsun, kimden ne duyup peşine düşüyorsun kim bilir? Sana diyorum Adil, bak, yetmiş çeşit delilik varmış, duydun mu, bunlardan birini bile beğenmeyip önüne konanla bir şey olacağım, okuduklarıma iltica edeceğim, onlar da beni kurtarıp besleyecek sanma. Düşman düşmana mevlit okumaz.
İki yandaki ağaçlar kendiliğinden gelmeyen vecdi, tecavüd ile elde etmek ister gibi bir sağa bir sola sallanıyorlar, ipliğin bile iğneye tabi olduğu dünyada az bir rüzgâr esse onu işlerine yaratıyorlardı.
Baktı baktı, gözünü sırra aşina kılmak ister gibi nakşı gözlerine çekti.
Sağ tarafta, yaban kalmış duvarın ardındaki incir ağacına ve toprağın cebinden çıkarıp serptiği küçük, renk renk mütevazı çiçeklere, ucu mavi çiçek açmış yabani otlara bakınca az kendine geldi. Tabiatın çiçeklerden ve aralarından geçerek sızan sudan bulduğu nakış kendini bir daha bir daha seyrettirmeye ve giderek olağan kabul edilmeye hazır, duruyordu.