Rahmetinden saçılmış varlıklarına, onlar usanıncaya kadar mühlet veren de O, usananları asılları olan Hakk'a hidâyet edip toplayan da O. Varlık ve nimet bolluğunda şaşırmış kullarına, dönüş vaktine dek rahmetiyle mühlet vermiştir. Şaşkınlık istiabını doldurarak dönenlere, hususi rahmetinden hidâyet bağışlamış ve Hâdi ismini onlara rehber kılmıştır. Böylece kulları ancak ona ibadet için yaratılmış olmalarının ışığını kalplerinde görmüş ve rubûbiyetine teslim olmuşlardır. Artık ancak ona ibadet edip ancak ondan yardım dilemişler ve bedenlerinin geldiği yöne sırtlarını dönüp dalaletten yüz çevirmişlerdir. Hak da rahmetiyle dönüş gününü onlara sevinç kılmıştır. İlmini onlara yaymış ve huzur kapılarını açmıştır. Güzelliğini onlara arz etmiş ve yokluktan var ettiği âlemlerde övmeye de övülmeye de layık, Hamîd ve Mahmûd yalnız kendisi olduğunu, kullarının hamd ve senalarından işitmiştir. Şimdi âlemlerden temiz kullarının nefesleriyle yalnız bir nida, yalnız bir tesbih duyulmaktadır.
"Alemlerin rabbi olan Allah, her türlü ayıp ve kusurdan münezzeh, Hamîd ve Mecîd'dir."
Bu nidanın erlerinin ayakları altından, başlarının bağlı olduğu arşa dek yedi sema, Hakk'ın yedi isminin bağışı ile böyle inşa olunmuştur. Bu semalara başı bağlı olanlardan, bu isimlerle arzda birbirinden temiz hayatlar yayılmıştır. Sen de ayaklarının altında arzdan nasıl bir döşeğin yayılmış olduğuna ve başının hangi semaya bağlanmış bulunduğuna bir bak. Bak ki Hak, başını yedinci kat semaya bağlayarak nurunu sende tam aşikâr kılmış ve sana da nimetini tamamlamış mıdır?
Ve sen de bu nur ile işleri müşâhede ettiğinde, her şeyi var ve tedbir eden Melik O'dur, dalalette kalanları gördüğünde Mudil O'dur, hidâyet yolunu tutanları gördüğünde Hâdî O'dur, kalpleri ve işleri vasıtasıyla bâtıldan Hakk'a doğru bin bir