8/10
·234 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 01:58
Dilharap, varlıklı sayılabilecek bir ailenin kızı olan Mazlume’nin hikâyesini anlatıyor. Mazlume kitap okuyan, entelektüel, enstrüman çalan, güzel bir genç kadın. Pek çok görücüsü geliyor ama ne o evlenmek istiyor ne de ailesi gelen talipleri yeterli buluyor. Öte yandan Razi Bey, bir devlet memuru ancak alkole, kumara ve kadınlara düşkünlüğüyle tanınan biri. Ailesiyle birlikte yaşıyor fakat ne maddi ne de manevi anlamda ailesine bir katkısı var. Üstelik gönlünü Güzide isimli bir kıza kaptırmış ve onunla evlenmek istiyor. Ancak kızın babası Razi Bey’i araştırınca bu evliliğe izin vermiyor. Bu reddedilişin ardından Razi Bey, sanki çözüm buymuş gibi ailesine kendisini hemen evlendirecek bir kız bulmalarını söylüyor. Karşılarına Mazlume çıkıyor. Mazlume’nin ağabeyi ise Razi Bey’i bir şekilde çok beğeniyor; onun kötü alışkanlıklarını gençlik hevesi olarak görüyor ve evlenince düzeleceğine inanıyor. Dahası, bu alışkanlıkları Mazlume’den ve ailesinden gizliyor. Böylece Mazlume ile Razi Bey evleniyor. Romanın asıl meselesi de bu noktadan sonra başlıyor. Razi Bey, evlilik boyunca Mazlume’yi iki kez baba evine gönderiyor. Olayların merkezinde yine Güzide var. Bugün bile oldukça sert görünen bu davranış, 1890’ların şartlarında çok daha ağır bir anlam taşıyor. Çünkü o dönemde bir kadının boşanma hakkı neredeyse yok denecek kadar sınırlı. Erkek, kadını adeta bahçedeki bir evcil hayvanı gönderir gibi baba evine yollayabiliyor. İki ayrılığın ardından da barışıyorlar, fakat son ayrılık kalıcı oluyor. Razi bey neden bir küsüp bir barışıyor? Mevzu hep Güzide… Hikâye, Razi Bey’in sonunda Güzide ile birleşmesiyle son buluyor. Ancak birkaç cümleyle onların ilişkisinin de aslında pek parlak bir noktaya varmadığını öğreniyoruz. Kitap genel olarak bundan ibaret. Yazım dili günümüz
DilharapFatma Fahrünnisa · Koç Üniversitesi Yayınları · 201737 okunma
6/10
·234 syf.··
2024 84. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2024 22:25
Eski Türk edebiyatında kadin yazarların varlığını ve kadin hikayelerini keşfetmek için Latin harfleri ile yeniden düzenlenen Türk edebiyati serilerini okumayı seviyorum. Edebiyat dunyasinda meğer ne kadar bilmediğimiz kadin yazarımız varmış. Kendi edebiyatını okumadan başka ülke edebiyatlarini anlamak bence zor. Kadının evlilikteki rolü, yaşadıkları maalesef değişmemiş. Ama dönemine göre kahramanımız bayağı güçlü bir kadın. Kadin her şartta güçlü kalmayı isterse başarabilir.
DilharapFatma Fahrünnisa · Koç Üniversitesi Yayınları · 201737 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·234 syf.··
2023 13. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2023 12:28
Dönemin sosyokültürel yapısına dair birtakım görüşlerle beraber edebiyat dünyasına dair de bilgiler barındıran bir ilk dönem romanı. Fırından daha yeni çıkmış Mai ve Siyah romanı üzerinde bazı değerlendirmelerde bulunur kahraman. Bunun yanında dönemin roman görüşü (romantik, realist eser ve okurlara dair) de karşımıza çıkıyor. Eser ilk monolog kullanılan eserlerden olması yönüyle de değerli.
DilharapFatma Fahrünnisa · Koç Üniversitesi Yayınları · 201737 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2023 3. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2023 20:31
Neyi secersen o olursun, Sevgi simyadir diyor osho! Osho Japonca da öğretmen anlamına gelmektedir. Gerçek adı Bhagwan shree Rajneesh sıra dışı bir filozof. İnsan her şeye sahip fakat hala kendine sahip olmadığını söylemektedir. Gerçekten biz niye kendimize sahip olamıyoruz, bir çemberin içindeyiz. Dışara çıktığımızda insanlar alay etmekte kendilerine benzemediğimiz için ve onlar gibi olmadığımız için çeneleri durmayı hiç bilmiyorlar. Osho kitabında şu sözleri söylemekte; "Böyle perişan olmayı nasıl becerebiliyirsun? Her yerde yağmur yağıyor,sen susmaktasın. İmkansız olanı başlıyorsun. Her yer aydınlık ama sen karanlıklarda Yaşıyorsun.Ölümün bir yerlerde olduğu yok ama sen sürekli ölüp durmaktasın. Hayat bir rahmet ,sen ise felaketlerdesin " demekte!! Kendi değerlerine ve sahip olabilmek için Bilincinin gelişmesine izin ver . Her gün eski kabuğundan biraz daha sıyrılarak uyan . Hayata renkler kat!! Renksiz Hayatlar sana ve bana yakışmaz sen belki siyahsin belki ben beyaz ama bu senin tercihin Saygu duymamız gerek!! Seçtiğimiz renklere ve yaşamak istediğimiz şu hayata alay etmeden giymemiş etmemiş diye. Sade bir hayat ve sade bir yasam için bizim de gülmemize izin verilsinler !!!
Her Şeye Sahipsiniz Kendiniz Hariç!Osho · Destek Yayınları · 2020809 okunma
Puan vermedi·234 syf.··
2022 39. kitabı
Edebiyatımızda iç monolog tekniğini ilk defa kullanan Dilharap ,tefrika edilmiş bir eserdir.Dilharap, yazarın başka bir çalışması olan ve Osmanlı kadını tarafından yazılan ilk seyahatname özelliğini taşıyan Hüdâvendigâr Vilayetinde Kısmen Bir Cevelan kitabı gibi Hanımlara Mahsus Gazete'de tefrika edilmiştir. Okuduğum yayınevinin çalışmasında hem Latin harflerine aktarılmış orijinal metin hem de sadeleştirilmiş metin var. Romanın konusu zoraki yapılan evliliklerdir. Bu kitap o dönemde bu tarz evlilikler yapan ,evlilikleri yolunda gitmeyen ,kötü bir evlilik modelini yaşayan kadınlar arasında bir kılavuz olmuş. Dönemin edebiyatına ve içeriğine, bu romanın oluşumuna ait titizlikle hazırlanmış bir yazı da var. Romanın girişinde, roman okumanın zararlarından bahsedilmesi oldukça ilginç yanlardan biriydi.
DilharapFatma Fahrünnisa · Koç Üniversitesi Yayınları · 201737 okunma
Bir Osmanlı kadınının yazdığı ilk bilinç akışı örneği: Yerli Woolf
Puan vermedi·234 syf.··
2021 64. kitabı
Dilharap yahut 1890’lar İstanbul’unda seçkin bir ailenin kültürlü ve güzel kızı Mazlume, toplumsal açıdan daha düşük bir aileye görücü usulüyle gelin giderse neler olur?   Romanının kahramanı gibi kendisi de üst düzey bir aileye doğan, Ahmet Vefik Paşa’nın torunu Fatma Fahrünnisa Hanım, 1896 güzünden 1897 ilkbaharına kadar Hanımlara Mahsus Gazete’de tefrika edilen romanında, kendini istemediği ve neden olmadığı bir zoraki evlilik içinde bulan Mazlume’nin bir yandan bir kadın olarak itibarını korurken bir yandan da bu gönül yıkıcı evlilikten kurtulma mücadelesini anlatıyor.   Her şey geride kaldıktan sonra, Mazlume anlatıcıdan kendi hikayesini bir roman haline getirmesini ve böylece bir tür zor evliliklerde sağ kalma rehberi oluşturmayı hedefliyor. (Arka kapaktan) Öncelikle @kocuniversitesiyayinlari 'na 19yy sonu Osmanlı dönem edebiyatının süreli gazetelerde tefrika edilerek Osmanlıca yayımlanmış eserleri Türkçe'mize kazandırıp, yeni yazarlar tanıttığı için teşekkür etmek gerekir. Yazar; kadınlara yönelik bir neşriyatta 1896-97 yıllarında bastırmış bu, bilinç akışına varan, iç monologların da bulunduğu romanı. Edebiyatımızda ilk kez #arabasevdası 'nda kullanılan bu tekniğin yanında yine ilk kez seyahatname de yazan bir kadındır Fatma hanım. Esere gelince; toplumdaki sınıfları farklı iki gencin, ( paşa torunu Mazlume ile memur çocuğu ve başkasını seven Razi) zoraki evlilikleridir konu. Temel sorgular; sınıf çatışmaları ile evlilik kurumudur. Yüksek tabakadan gelmiş Mazlume'nin kendisini sevmeyen kocası ve görgüsüz ailesi yanında çektikleridir. Çoğu kez, dönemin Yesilçam filmlerini izler gibiydim, çile çeken kız ile, Osmanlıca kelimeler gölgesinde ve fazlasıyla dişil (hem karakter hem yazarı kadın olunca!) bu metni. Hem sadeleştirilmiş hem de Latin harflerine
Edebiyat
DilharapFatma Fahrünnisa · Koç Üniversitesi Yayınları · 201737 okunma