Az önce şahit olduğum konuşma (evlilik hakkında konuşuluyordu); X (dindar): Benim evleneceğim bile belli değil. Benim aseksüel olup olmadığım bile belli değil. Y (pek dindar değil): O zaman nasıl Müslümansın?! X kişisi önce alakasız olduğunu söyledi, daha sonra da gay dindarların olduğunu ama ilişki yaşamayı planlamadıklarını, yalnız yaşayacaklarını söylediklerini açıklamaya kalktı. Sonuçta "insan değiller" diye bir söz bile çıktı Y'nin azından... Benim aşırı milliyetçi dindar hoca arkadaşın azından duyamazsın böyle söyleri.... Özetle efendim kimseyi dış görünüşüne göre yargılamamak lazım. Bazı insanlar ırkı, dili, dini, siyasi görüşü ne olursa olsun iğrenç oluyorlar.
Yerin üstüne baktım, uykuya dalmışlar, Altına baktım, çürüyüp toprak olmuşlar. Demem o ki… Edebi açık olanı, kapalı başı dindar etmez. Gozü yerde olmayanı, sakalı mümin yapmaz.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bazıları dindar oluyor. Bazıları devrimci. Bazıları kariyer peşinde koşuyor. Bazıları aşka sığınıyor. Aslında herkes aynı soruya farklı cevaplar veriyor: "Öleceksem neden yaşıyorum?"
Bazı şeyler son bulduğuna göre konuşabilirim artık başka şeylerden.O dindar yorum yazan kişi baya geziyor böyle mağara vs tam benim kafada hesabı açmış hani para bulmasa da gezer gibi gizli saklı yerler dikkatini çekiyor aynı ben bende de tuhaf yerlere merak var kaçırdım onu yaa esmer sadece benlik değil ama yakışıklı hani dgdhd
Günümüzde anlaşmalı evlilik sistemi, islami evliliğin önünü açıyor, çok dindar iseniz anlaşmanızı islami kurallara göre ayarlayıp evlenebilirsiniz, harama düşmezsiniz, nasıl mı? Boşanma durumunda erkek kadına x gram altın mehir ödeyecektir. 4 ay x gr nafaka ödeyecektir. Hamilelik ve emzirme durumunda x gr ödeyecektir. Mal birlikteliği değil mal ayrılığı rejimi ile evlenilmiştir. Çocuklar ortak velayetle bakılacaktır. Çocukların nafakası babadadır, çocuklar için harcandığı garanti altına alınacaktır. Başkaca bir alacak verecek davası açılmayacaktır.
“Sâhûn", namazı inkâr eden kişi değildir. Namazı değer hiyerarşisinde alt sıralara iten, erteleyen, içini boşaltan, ibadeti tamamen terk etmeyen ama ibadeti hayatın merkezinden kaydıran kişidir.. Namaz vakti geldiğinde sürekli bir şeylerin araya girdiği, bir türlü öncelik verilemediği, ertelenip kaçırıldığı durumlar... Kişi kendini dindar görür, niyeti inkâr değildir fakat ibadet, hep "daha sonra yapılacak işler" arasındadır. Kur’an Psikolojisi
Kitap Alıntısı