Emine

Emine
@dingin_denizz
Müelliflik yolunda ... Hayat mottom denge Daha pes etmedim... Sen de inanmaktan vazgeçme!
Okuduğu kadar cahil
Konya
42 okur puanı
Mart 2022 tarihinde katıldı
Eskisi Kadar Özlemiyorum Seni
Ara sıra geliyorsun aklıma , banane diyorum Benim derdim yeter bana , banane... Özdemir Asaf
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kalbim yine üzgün, seni andım da derinden Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden Yorgun ve kırılmış gibi en ince yerinden Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden Senden boşalan bağrıma gözyaşları dolmuş Gördüm ki yazın bastığımız otları solmuş Son demde bu mevsim gibi benzimde kül olmuş Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden Yahya Kemal Beyatlı 🍂🍁
Yavaşlık
Hızın zaman kazandırdığı bir yanılsamadır. Hesap ilk bakışta kolaydır : Yapacaklarını üç saat yerine iki saatte yapıp bir saat kazan. Fakat bu , günün her saati birbirine eşitmişçesine yapılan soyut bir hesaplamadır. Bilakis zamanı hızlandıran acelecilik ve sürattir. Böylece zaman daha çabuk geçer ve iki saatlik bir telaş, günü kısaltır. Bölümlere ayrılmış her dakika lime lime olur , çatlayana kadar dolar . Bir saatin içine yığınla şey istiflersiniz. Yavaş yavaş yürüdüğünüz günlerse çok uzundur . Daha uzun yaşamanızı sağlar , çünkü zamanı eklemlere eziyet ederek geçirmek yerine her saatin, her dakikanın ,her saniyenin nefes almasına, derinleşmesine izin verirsiniz. Acele etmek birden fazla şeyi tek seferde ve çabucak yapmaktır : önce bu, sonra şu, ardından öteki . Acele ettiğinizde zaman türlü türlü şeyin hiçbir düzen olmadan tıkıştırıldığı bir çekmece gibi çatlayacak kadar dolar. Yavaşlık saniyelerin, bozuk bir musluktan pıt pıt düşen su damlaları gibi teker teker, damla damla aktığı o noktada zamanla hemhal olmaktır. Zamanın esnemesi mekanı derinleştirir. Yürümenin sırlarından biridir bu: Manzaraya, onu her adımda biraz daha tanıdık kılan bir yavaşlıkla yaklaşmak. Tıpkı dostluğu derinleştiren düzenli görüşmeler gibi. Böylece gün boyu yanı başınızda duran, farklı saatlerde farklı ışıklar altında gözlemlediğiniz bir dağ silüeti kendini bütün detaylarıyla size teslim eder. Yürürken hiçbir şey hareket etmez, sadece tepeler belli belirsiz yakınlaşır ve manzara değişir. Trende veya arabadayken bir dağın bize geldiğini görürüz .Göz atiktir, kıvraktır; her şeyi anladığını, kavradığını sanır. Yürürken hiçbir şey gerçekten yerinden oynamaz, daha ziyade mevcudiyet bedene yerleşir yavaşça. Yürürken aslında yakınlaştığımız yoktur, sadece şeyler bedene daha fazla
Rüzgar, Uzak karanlıklara sürmüş yıldızları Mor kıvılcımlar geçiyor Dağınık yalnızlığımdan Onu çok arıyorum,onu çok arıyorum Her yerinde vücudumun Ağır yanık sızıları Bir yerlere yıldırım düşüyorum Attila İlhan
Nazik bir dil anlatımla ne kadar da ağır bir psikolojiyi şerh etmiş yazar
Izdırabın derinlerine indikçe sevincimizi kaybetmek korkusu kalmadığı için, yeni bir sevinç başlıyor: ızdırabın ilacı ızdıraptır. İkisinin hâsıl-ı zarb-ı : sevinç.