Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bu sabah altın burunlu bir kadınla karşılaştım. Bir Cadillac'ın içinde, kucağında bir maymunla yolculuk ediyordu. Şoförü arabayı durdurdu ve kadın bana, 'Siz Fellini misiniz"' diye sordu. Metalik sesiyle devam etti,
"Sizin filmlerinizde neden tek bir tane bile normal insan
olmuyor?
Federico Fellini
Nora kök yaşamını düşündüğünde, esas sorunun, onu kırılgan yapan şeyin aslında sevgi eksikliği olduğunu anladı. O hayatta abisi bile onu istemiyordu. Volts ölünce kimsesi kalmamıştı. Ne o kimseyi sevmiş, ne de sevilmişti. Kendi içi de, hayatı da bomboştu; yalnızca umutsuzluğu hissedebilen bir robot misali oradan oraya gidip normal bir insan gibi davranıyordu. Yalnızca en temel gereksinimlerini karşılıyordu.
Ama orada, Cambridgedeki o bahçede, sevginin gücünü, birilerini gerçekten önemsemenin ve onların da seni önemsemesinin müthiş gücünü hissetmişti. Evet, annesiyle babası bu hayatta ölmüşlerdi ama Molly vardı, Ash vardı, Joe vardı. Düştüğünde onu tutacak bir sevgi ağı vardı