Hangi açlık?
Puan vermedi·158 syf.·
2021 7. kitabı
Birkaç hafta önce gece yarısına yaklaşırken denk geldim bu kitaba. Gerek konusu, gerekse yorumları nedeniyle hemen almalıyım dedim. Çok heyecanlıydım ki hayal kırıklığı yaşadım. Hazır mısınız arkadaşlar? Dım dım dırırım dım dırırırım..Batsın bu düny… Bu kitap ile ilgili söyleyebileceğim en güzel şey, asla unutmayacağım. Ben hayatımdan çalınan 4 günü unutmam.Kitabın giriş kısmında karakterimiz aç. Gelişme kısmında da aç. İnanır mısınız sonuç kısmında da aç. Size kitabı tek bir cümle ile anlatmam gerekirse kahramanımız aç yeterli olacaktır. Okuduğum yorumların aksine ben açlığı öyle iliklerime kadar hissetmedim. Açıkçası okuma yazma bilen bir evsiz, yaşadığı son birkaç aydan bahsederek böyle bir kitap yazabilir. Öyle vay arkadaş ne yazmış adam, tüm duygular ve hisler hücrelerime kadar işledi diyemiyorum. Açken okudum, karnım tokken okudum, bir şeyler atıştırsam mı acaba modunda okudum, dolabın kapağını açıp boş boş içeriye bakarken okudum. Yok arkadaş. Bira acıktırır dedim, bira içerken bile okudum. Yok. Bu adamla toz tanesinin büyüklüğü kadar bile empati kuramadım. Şimdi biraz daha ciddi şeylerden bahsedeyim.. Bana kalırsa kitabın adı açlık değil, gurur olmalıydı. Olaylarda ön plana çıkan tek şey adamın gururuydu çünkü. Öyle namuslu, iyi niyetli, yaradan korkusu olan bir profil çizmeye çalışsa bile ben yemedim. Ne yaptıysa gururundan yaptı. Aç kaldıysa da gururundan kaldı. Eğer buradaki açlık bir metafor olarak işlenmediyse -ki yazar kendini anlatmış diyollaaa- kesinlikle konu tamamen gurur üzerinden ilerliyor diyebilirim. Beklentim karşılanmadı. Sevemedim bir türlü anlayacağınız. Ben kitapta okuduğum bazı cümlelerin içinde kaybolmayı severim. Psikoloji konulu kitapları bu sebeple daha çok seviyorum. Daha düşündürücü olduğu için. Ama bu kitapta ne öyle bir cümle, ne
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,7bin okunma
9/10
·712 syf.··
Beğendi
·
2020 36. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2020 20:42
Dırırım dayanamadım D&r indiriminden kitabı aldım ve kanlı canlı okuyorum. 500.sayfasındayım son 200 sayfa kaldı okurken bileklerim koptu. ;) Tatlı kitabımın bitmesini sanırım istemiyorum, olay kurgusunu daha önce okuduğum Alacakaranlıktan biliyorum ama çok tatlı ya Edwardın anlatımı ahh eridim bol bol espri ve kahkaha atıyor. Hem kızdan kaçıyor hem kaçamıyor git gel leylek akıllı aşk işte. Birde esas oğlanımız İspanyol gribi zamanında 17 yaşında ölmek üzereyken iyi yürekli Carlisle tarafından ölmesin diye wampir yapılıyor şimdi millet coranadan kırılıyor 8 Ağustosta bende coranaya yakalandım ve atlattım bu arada biraz ağır geçti lanet çin virüsü acaba bu coranada ilerde yazarlara ilham verir mi çok merak ediyorum :) şöyle bir diyalog okur muyuz: Mahalledeki düğünden corana kapıp sevmediği akrabalarına çaya giden covidli dehşet saçtı covidi 37 kişiye bulaştırdığı düşünülüyor yetkililer sıkı tedbirleri sürdürmekte ;) gayet canlı olan haberlerden aklıma geldi neyse canım kitabın dil, anlatım, kurgusu harika resmen ergenliğime ışınlandım son 200 sayfayı da çayla okuyup finali yapayım okuyun gençler çok keyifli.
1000Kitap
Gece Yarısı GüneşiStephenie Meyer · Epsilon Yayınları · 20202,665 okunma
Reklam
1/10
·392 syf.·
2018 39. kitabı
Yorum spoiler içerir. Binbir Gece Masalları “retelling”i olan Gazap ve Şafak kitabına geçmeden önce size bir 11 Gece Masalları anlatmak istiyorum. Kitapla alakalı, bir hayli kısa ve dramatik bir masal kendisi. Okuyucularına şimdiden teşekkürler. Kanalıma abone olmak için- Şey, bu burada denmiyordu tamam tamam. Bunlar hep kitabın yan etkileri. Bir zamanlar, sıcak bir diyarda yaşayan genç bir kadın varmış. Çok sıcak bir diyarda, mesela Güneş’e ateş edilen bir yer gibi bir sıcakta falan. Bu genç kadın, bir gece çok sıkılıyormuş ve “okuyamama hâli / reading slump” tehlikesi ile karşı karşıyaymış. Bir hayli naif düşünerek olmayacak bir şeye aldanmış. Herkesin delice severek okuduğu, bir gecede bitirdiği, mükemmel bir kitap hayali: Gazap ve Şafak. Genç kadın kitabı zamanında yakın bir arkadaşına zorla aldırmışmışmış. İkinci kitabı da çıkmışken evet demiş kendine, hadi yapalım şunu dostum. Ve okumaya başlamış. Böylece tam 11 gece 12 gün sürecek çileli bir okuma serüvenine başlamış. Normalde su gibi akıp giden sayfalar, boğazına dolanıyor; heyecanla okumayı beklediği kitap onu sıkıntıdan sıkıntıya sokuyormuş. Bitmiyor ve bitmiyormuş. Bu adeta kitabın adı gibiymiş. Önce gazap ona eşlik ediyormuş. Bu uzun sürecin ardından şükürler olsun ki şafak geliyormuş. Son 68 sayfa kala verdiği çileli yolculuk üç güne yakın sürmüş. Kitabı eline almak istemiyor, okurken gözlerini devirmekten usanıyor ve yılıyormuş. Nihayet 12. Güne geçtiğinde Şafak görünmüş ve kâbus sona ermiş. Genç kadın, bir daha bilip bilmeden kitap okuma fikrinden Allah’a sığınarak kitabı satışa koymuş. Evet, yoruma ne hacet diyeceğimiz masalın ardından uzun bir yorum için bilgisayarı kucağıma aldım. Eğer kitaba karşı söyleyecek çok sözüm yoksa telefondan kısa bir yorum hazırlar, ama taşacak bir baraj gibi
Gazap ve ŞafakRenee Ahdieh · Pegasus Yayınları · 20171,380 okunma