Oda seni özlemiş, Dirmit kız. Kime söylemiş? İnce ince yağan kara söylemiş.
Dirmit yaptıklarını kuşkuş otuna anlattı. Ona her şeyi merak ettiğini, ama çok az şey bildiğini söyleyip yakındı. Kuşkuş otu ona akıl verdi. Kitap okursa bir dolu şey öğrenebileceğini söyledi... Kuşkuş otu Dirmit’i karşısına aldı. Ona utanırsa hep çok az şey bileceğini anlattı.
Reklam
Dirmit o günden sonra hep sözcüklerden bir yorgana sarındı. Sözcüklerden bir yatağın üstünde uyudu. Sözcüklerden yapılma bir sandalyenin üstünde oturdu. Atiye günleri sayılı binlerce sözcük oldu. Huvat sözcük dolu şişelere baktı... Dirmit ne yana bakacağını, hangi birini yazacağını şaşırdı.
Kuşların dilini öğrenmeye çalıştı Dirmit. Günlerce pencere önlerinde, ağaç altlarında bekledi. Kuşlar ne zaman ötse, o da onlar gibi sesler çıkarmaya çalıştı. Sonunda anladı ki, kuşlar dünyadan şikayetçiydiler
Alıntı
İbretlik(!)
Atiye Dirmit'in önünü alamayınca bu defa iyiliğe bozdu, intizarı, dayağı bırakıp güzel güzel kızının kulağına nasihat okudu. Oğlanlarla konuşmaya kalkan, annelerini dinlemeyip oğlanların çağırdığı yere giden kızların başına gelenlerden laf açtı. Oğlanların kızlara baygınlık veren şurupları nasıl içirdiklerini anlattı. Oğlanlarla öpüşen kızların başına ömür boyu bir ağrı saplandığını, dişlerinin döküldüğünü, etlerinin kuruyup pul pul kalktığını söyleyip kızına korku verdi. Dirmit'i oğlanların çağırdığı yere gitmemesi için tembihledi. Ama Dirmit, Aysun'dan oğlanlarla öpüşen kızların dişlerinin dökülmediğini, etlerinin ku Kuruyup pul pul kalkmadığını öğrendi. Atiye'nin yalanını yüzüne vurdu. O günden sonra annesinin dediklerini beğenmez oldu.
Sayfa 142
Dirmit annesinin söylediklerini ağzı bir karış açık hayretle dinledi. "Niye, kız?" diye korkuyla inledi. Atiye genç kızların soru sormasının ayıp olduğunu söyledi.
Sayfa 139
Reklam
Reklam