Uzun zamandır saatler içinde bir roman bitirmemiştim. Asılacak Kadın okuyucuyu üç farklı karakterin bilincinde gezdiren, özellikle ilk iki bölümde yoğun bir bilinç akışı tekniğiyle kurgulanmış, sert feminist bir roman. Olay örgüsü bir cinayet dosyası gibi açılıyor ama mesele, sadece bir adamın ölümü değil; patriyarkanın kadın bedeni ve yaşamı üzerindeki tahakkümü.
Yargıç Faik İrfan’ın hukuk ve adalet üzerine ukala ve mizojinist yorumları, Melek’in çaresizlikle örülmüş hayat hikâyesi ve Yalçın’ın romantik fakat işlevsiz kurtarıcı bakış açısından akan detaylar, romanı çok sesli ve rahatsız edici derecede gerçek kılıyor.
Yayımlandığı dönemde "müstehcen" bulunarak yasaklanan romanın son kısmında Pınar Kür'ün Asliye Ceza Mahkemesi'ne sunduğu etkili savunmasına da yer verilmiş. Yazarın da dediği gibi romanın kahramanı Melek'in çektiği korkunç acıları, işkenceyi, akla uzak aşağılanmaları okuyup da cinsel arzuları kabaracak bir kişinin ruh sağlığından ciddi bir şekilde kuşkulanmak gerektiğini düşünüyorum ben de.
Kısaca roman, yazıldığı dönemden bugüne hâlâ güncelliğini koruyor çünkü sistem aynı, sadece dekor değişik. Kadınların sıkıştığı yerler, susturulma biçimleri, bedeni üzerinden verilen hüküm hâlâ aynı. Bu yüzden hâlâ çok 'sarsıcı' bir roman.
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,7bin okunma
Eğer Orhan, Milgun, Emrayin akıllarının belirlediği sınırı aşsalardı, bedensel ölümlerinden çok daha önce kendi değerlerini yitireceklerini, özlerini çürüteceklerini anlıyoruz. Artık biliyoruz ki, onların insan kalmalarının tek yolu yaşamın en bunalımlı anında bile insanlıklarını korumalarıdır. Tek seçenekleri vardır, ondan ötesi yanılgı olurdu.
Bütün insanlar için aynı şey geçerli değil midir? Aklın çizdiği sınırın ötesine giden yol bizi kaçınılmaz bir yozlaşmaya, vaktinden önce yok olmaya götürmez mi?
Yaradılıştan düşman güçlerdi kara ile deniz. Gecelerin geceleri, gündüzlerin gündüzleri doğurduğu zamandan başlayıp, karanın ve denizin var olacağı bütün geceler, bütün gündüzler boyunca boğuşacaklardı...
Bütün geceler bütün gündüzler boyunca...